Festivallerden

13. Filmekimi 11 Ekim’de Başlıyor…

mapstothestars

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından 13. kez düzenlenecek olan Filmekimi‘nin İstanbul ayağı 11-17 Ekim 2014 tarihleri arasında gerçekleşecek. 13. Filmekimi, bu yıl da sinema keyfini Türkiye’nin farklı şehirlerine taşımaya devam edecek.

Yeni sinema sezonun habercisi olan Filmekimi’nin 13’üncüsünde, her yıl olduğu gibi merakla beklenen filmler Türkiye’de ilk defa beyazperdeyle buluşacak. Prömiyerini Sundance, Cannes, Venedik ve Toronto gibi festivallerde yapan 40’a yakın film 7 gün boyunca İstanbul’da, Ekim ayı boyunca da Türkiye’nin dört bir yanındaki sinema salonlarında gösterilecek.

Filmekimi, bu yıl da Ankara, İzmir, Diyarbakır, Urfa, Trabzon ve Konya’ya uğrayacak. Filmekimi bu yıl Gaziantep’te 2-9 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek Zeugma Film Festivali’nin de yabancı film programını üstlenecek. Filmekimi, Zeugma Film Festivali ve Kırkayak Kültür Merkezi işbirliğinde gerçekleşecek gösterimler, 13. Filmekimi paralelinde düzenlenecek.

Zvyagintsev, Cronenberg, Leigh, Chazelle ve Sissako’nun son yapıtları Türkiye’de ilk kez 13. Filmekimi’nde;

Leviathan / Andrei Zvyagintsev

Andrey Zvyagintsev’in “Kremlin’le polemiğe giren, yozlaşmaya karşı cesur bir başyapıt” olarak tanımlanan ve Altın Palmiye’nin en güçlü adaylarından görülen Leviathan, Filmekimi’nde gösterilecek. Günümüz Rusya’sının toplumsal sorunlarını ele alan Leviathan, Cannes’da En İyi Senaryo Ödülü’nü kazandı. Eyüp Peygamber’in öyküsünden esinlenen film, yoz bir valinin arsasını ele geçirmeye çalıştığı yaşlı bir adamı izliyor. Zvyagintsev’in ilk filmi Dönüş 2004’te İstanbul Film Festivali’nin açılış filmi olarak gösterilmiş, sonraki filmleri Sürgün ve Elena da Filmekimi’nde izleyicilerle buluşmuştu.

Maps to the Stars / David Cronenberg

Farklı türlerde başarısını sürdüren kült yönetmen David Cronenberg’in, dünya prömiyerini Cannes Film Festivali’nde yapan son filmi Maps to the Stars, Filmekimi programında yer alacak. Bir Hollywood taşlaması olan Maps to the Stars’ın oyuncu kadrosunda Mia Wasikowska, John Cusack, Robert Pattinson, Olivia Williams gibi yıldızlar yer alırken film, başrolündeki Julianne Moore’a Cannes’da En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü de kazandırdı. John Cusack’ın “fazla renkli, yüksek ateşli bir Hollywood rüyası” diyerek tarif ettiği filmi için Cronenberg ise şu yorumu yapıyor: “Bence tüm filmlerim eğlenceli. Bu filmim de istisna değil”.

Mr. Turner / Mike Leigh

Prömiyerini Cannes Film Festivali’nde yapan, Secrets and Lies, Naked, Another Year filmleriyle tanıdığımız usta İngiliz yönetmen Mike Leigh’in son filmi Mr. Turner, Empresyonizm akımının öncülerinden dahi İngiliz ressam J.M.W. Turner’ın hikâyesini konu alıyor. Genellikle filmlerinde İngiliz orta-alt sınıfını politik ve sosyolojik yönlerden ele alan Leigh, bu kez bir sanatçının hayatını anlatmayı tercih ediyor. Cannes Film Festivali’nde Timothy Spall’a En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandıran filmin başrollerinde Roger Ashton-Griffiths ve Tom Wlaschiha da yer alıyor.

Whiplash / Damien Chazelle

Damien Chazelle’in Sundance’te hem İzleyici Ödülü’nü hem de Büyük Jüri Ödülü’nü kazanan son filmi Whiplash, acımasız bir caz ustasıyla 19 yaşındaki hevesli davulcu öğrencisi arasındaki gerilimli ilişkiyi ele alıyor. Sundance’in ardından Cannes’da da Yönetmenlerin On Beş Günü bölümünde izleyici karşısına çıkan Whiplash, adrenalini hiç azalmayan bir psikolojik gerilim. Yönetmen ve senarist Chazelle’in henüz bir öğrenciyken tamamladığı 2009 yapımı ilk filmi Guy and Madeline on a Park Bench de “cinéma vérité” tarzını koruyan bir caz müzikaliydi.

Timbuktu / Abdrerrahman Sissako

Afrika sinemasının en büyük isimlerinden Abderrahman Sissako’nun Cannes ödüllü filmi Timbuktu da Filmekimi’nde izleyicilerle buluşacak. Dünya prömiyerini yaptığı Cannes’da Ekümenik Jüri Ödülü’nü kazanan Timbuktu, bu yılın en çarpıcı yarışma filmlerden biri olarak öne çıktı. Mali’nin kuzeyinde şeriat yasalarının geçerliliği ilan edilip futbol oynamak ve müzik dinlemek bile yasaklandıktan sonra birçok ailenin yaşamının nasıl mahvolduğunu duygusal bir bakış açısıyla çobanlık yapan bir aile üzerinden anlatan Timbuktu için Sissako şöyle diyor: Filmlerimde umudun var olduğunu umuyorum. Müziği yasaklasalar da en güçlü müzik kafamızın içinde duyduğumuzdur. Festivalde en son Bamako filmini izlediğimiz Abdrerrahman Sissako, Afrika sinemasının en büyük yönetmenlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Bir Yorum Yap

Yorumlar

Bir yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yukarı