Müzik

Azam Ali

azam-ali

Doğu mistisizmini ve edebiyatını başarılı bir şekilde müzikle harmanlayan ve müzik çalışmalarına eşiyle kurdukları Niyaz grubunda devam eden Azam Ali İran asıllı şarkıcıdır.

Azam Ali İran Devrimi’nden sonra ailesiyle ülkeyi terk edip Hindistan’a yerleşir. Hindistan’da yaşadığı süre içinde Hint müziğini ve kültürünü öğrenen Azam Ali, Santur’la tanışır ve Santur hocası sayesinde sesini keşfeder. Müzik eğitimi almak için Los Angeles’a yerleşir. 1995’te perküsyoncu Greg Ellis’le tanışır ve Vas grubunu kurarlar. Ortaçağ Latin bestelerini de seslendirdiği Portals of Grace isimli albümü 90’lı yılların sonuna doğru çıkmış, ardından kurucusu olduğu VAS grubu ile çalışmalarına 2004’e dek devam etmiştir. Grubun albümleri Narada müzik şirketi tarafından çıkarılır ve dağıtımı yapılır.

Fars ve Hint kültürünün izlerini taşıyan çalışmalarında şiirsel mistik bir dil kullanan sanatçı ve grup In The Garden Of Souls ile dünyaya ve evrene bakış açılarını net bir şekilde ifade ederler. Özellikle Azam Ali imzasının olduğu cümlelerde new-age akımının etkileri ve doğu mistisizminin ağırlığı derinden hissedilir. Tibet çalgıları, ud, çello, zil ve ritm sesleriyle bezenmiş müziklere, Azam Ali’nin büyülü vokali eşlik eder.

Niyaz’da elektro-sentez üstadı, Grammy Ödülüne aday olmuş Carmen Rizzo ve bir gitarviyol ve yaylı çalgılar üstadı olan Loga Romin Torkian, (Axiom of Choice isimli grubu olmuştur) ye alıyor. Çok sesli elektro-etnik müziğin en iyi örneklerini sunan Azam Ali, hem popüler dinleme zevkinin hem de sanatsal kriterlerin doruğunda üstün ve özgün eserler üretiyor. Bir çok oyun ve film müziği de üreten Azam Ali; sesini bir enstrüman gibi ve sesindeki etnik tınıları da ustaca kullandığı 10 albüm yayınlar.

Azam Ali, sesini her türlü müzik tarzına uyarlayabilmedeki müthiş yeteneği ile dünyaca ünlü bir çok sanatçının dikkatini çeker. Serj Tankian, Chris Vrenna, Ben Watkins, Zakir Hussain ve Ömer Faruk Tekbilek, Mercan Dede gibi birçok sanatçı ile ortak çalışmalar yapan Ali’nin sıradışı sesi “Matrix Revolutions”, “The Agency”, “Prison Break” ve “Prince of Persia” gibi pek çok filmde ve dizide duyulur.

Müzik ve sanatın genel anlamda kendisi için dönüşüm ve tüm acısını ortaya dökebileceği bir yer olarak görür. “Öyle bir yer ki bu, acının dünyayı aydınlatacak güzel bir şeye dönüşebileceği güvende hissettiğim bir yer” der. Azam Ali şarkılarını söylerken kendini sınırlamıyor ve asla kural koymuyor. Bu kuralsızlığı ile onun sesi dinleyenleri büyüleyen Azam Ali, bunun bir sırrı olmadığını söylüyor ve ekliyor: “Her zaman içten ve dürüstüm. Şarkı söylemek benim için, bir çeşit ibadet gibi. Her zaman çok kutsal olmuştur. Bu sebeple şarkı söylerken kalbim tamamıylaaçık. Bu şekilde başkalarıyla bağ kurmaya çalışırım.”

Azam Ali, Türkçe de dahil olmak üzere birçok dilde şarkı söylüyor. Başka bir dilde şarkı söylemeye karar verdiğinde bunun genellikle sevdiği, bilmese de çok duyduğu bir dil olduğunu ifade ediyor: “Örneğin Çince veya İsveççe söyleyebileceğimi düşünmüyorum; çünkü bu dillerle hiçbir bağım yok. Ama Türkçe, Kürtçe, Arapça… Küçüklüğümden beri duyduğum, dinlediğim Farsça gibi kanımda olan diller.”
 
Azam Ali, yeni albümünde Ortadoğu ninnilerini kendine özgü tarzıyla yeniden yorumluyor. Esin kaynağı ise oğlu İman. Albümün öyküsünü şöyle anlatıyor: “İman’ın doğumu hayatımın en mutlu ama aynı zamanda da en üzgün anıydı. Çünkü o an kendimi yalnız hissettim. Bu durum sosyal ve politik sebeplerden anayurdundan uzakta doğan tüm çocukları düşünmeme sevk etti. Onlar suçsuz kurbanlardı. Böylece güçlü bir sosyal mesajı olan bir ninni projesi yapmaya karar verdim.”

Yorumlar

Bir yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çok Okunanlar

Yukarı