Dosya

Borderline Kişilik Bozukluğu

Borderline Kişilik Bozukluğu

Kişilik bozuklukları, ergenlik veya erken erişkinlik döneminde başlayan, zamanla sabitleşen, mutsuzluğa veya bozulmaya yol açan, katı ve yaygın nitelikteki öznel yaşantılar veya kültürel normlardan sapma gösteren davranışlar olarak tanımlanmıştır.

Borderline kişilik bozukluğu ise genç erişkinlik döneminde başlayan, ve değişik koşullar altında ortaya çıkan, kişiler arası ilişkilerde, benlik algısında ve duygulanımda tutarsızlık ve ani belirgin dürtüsel davranışlarla karakterize bir durumdur. Yaygınlığı %2 civarındadır.

“…
Göğsümün içinde ah! iki farklı insan yaşıyor.
Dedirtir Goethe Faust’a. Farkında olmadan Borderline kişilik yapısındaki insanların temel çelişkisine vurgu yapmış olur böylece. Faust’un ana teması iyi ve kötü arasındaki çatışmadır. 21. yüzyılda toplumlar arasında ve toplum içinde daha da derinleşmiş bir şekilde yaşanan bu çatışma, Borderline ruh tarafından herkesten daha ağır yaşanır. İyiyle kötü arasında kontrolsüzce gidip gelmek, kendiliğin iyi ve kötü yanlarını ötekine mal etmek, Borderline’ın acısının kaynağını oluşturur.

A. Hasanoğlu

Borderline kişilik organizasyonu olan bireylerde ani duygusal dalgalanmalar, kimlik sorunları, kendine zarar verme davranışları ve ilişkisel sorunlar ön plandadır. Geçmişlerinde fiziksel ve cinsel taciz oldukça sıktır. Biyososyal modele göre, doğuştan gelen bir yatkınlık zemininde çocuklukta maruz kalınan travmatik yaşantılar Borderline kişiliğin ortaya çıkmasına neden olur.

Kadınlarda daha çok görülür. Benzer travmatik geçmişe sahip erkeklerin daha çok antisosyal kişilik bozukluğu ortaya çıkar. Bu, kadın ve erkek arasındaki önemli bir farkı da gösterir. Her genellemenin büyük yanlışlar barındırdığını unutmadan diyebiliriz ki, kadın daha çok kendini suçlamaya ve cezalandırmaya meyilliyken, erkek daha çok ötekini suçlar ve cezalandırır.

Borderline kadın sürekli bir boşluk duygusuyla yaşar. Her zaman suçludur, ilişkilerinde kendinden emin değildir, değersizlik ve yetersizlik hissi çok çabuk ortaya çıkar. Kendini iyi hiçbir şeye layık görmez. Birini bir gün yüceltir, ertesi gün yerin dibine sokar. O nedenle ilişkileri kısa süreli olabilir. Kendini sevmez, sevilmeye layık bulmaz.

Devamlı depresif, huzursuz bir moddadır. Kendini bir an iyi hissederken, yaşadığı en ufak bir hayal kırıklığı, hoşuna gitmeyen bir yanıtı reddedilme olarak algılaması, öfke krizinin ortaya çıkmasına, melankolinin karanlık sularına gömülmesine neden olabilir. Ölmeyi çok sık geçirir aklından.

Kendine zarar vermek en iyi bildiği şeydir. Kah uyuşturucu kullanarak yapar bunu, kah aşırı derecede alkol tüketerek. Tıkınırcasına da yiyebilir, bir deri bir kemik kalacak kadar aç da bırakabilir kendini. Sürekli olarak çektiği ruhsal acıyı hafifletebilmek için kendine fiziksel olarak zarar da verebilir.
A. Hasanoğlu

“…
Ama nasıl kendi içindeki çelişkilerde boğuluyorsa erkeği de benzer bir duruma sokar. Onu mutluluktan bulutların üstüne çıkarır önce, sonra paraşütsüz aşağı bırakır. Erkek bir türlü karar veremez. Hayatının en müthiş ilişkisini mi yaşıyor, yoksa bu ilişki başına gelmiş en korkunç şey mi?
A. Hasanoğlu

Bütün bunların nedeni Borderline kadının temel duygusal ve ruhsal gereksinimlerinin çocukluğunda kendine bakım veren kişilerle olan ilişkisinde yeteri kadar doyurulmamış olmasıdır. Bunlara ek olarak ihmal edilmiş, belki terkedilmiş ya da terk edilmekle tehdit edilmiş, ya doğrudan fiziksel şiddete maruz kalmış ya da sürekli bunun tanığı olmuştur. Anne-babadan biri ya da her ikisi de alkol ya da madde bağımlısı olabilir. Evde sürekli instabil bir atmosfer söz konusudur ve bu durum Borderline kadın adayını büyük bir çaresizlik duygusuna sürükler.

Küçük çaresiz çocuk kendini bu durumdan sorumlu hisseder. Bir şeyleri yanlış yapmaktadır ama neyi? Zaten durmadan da suçlanmakta, küçümsenmekte ve eleştirilmektedir. Bu çaresizlik duygusu ömür boyu eşlik eder Borderline kadına. Huzursuzluk ve boşluk duygusuyla birlikte. Huzursuzluk ve boşluk duygusu zamanında mesafeli, uzak, eleştiren, küçümseyen ve hatta şiddet uygulayan ebeveyn tutumu nedeniyledir…

Borderline kişilik bozukluğu, tanı ölçütleri:

Tanı koyulabilmesi için bireyde aşağıdaki belirtilerden en az beşinin bulunması gerekir.

– Gerçek veya hayali bir terkedilmeden kaçınmak için çılgınca çabalar gösterme.

– Karşısındakileri gözünde aşırı büyütme veya yerin dibine sokma uçları arasında gidip gelme, gergin ve tutarsız kişilerarası ilişkilerin olması.

– Kimlik karmaşası. Belirgin olarak ve sürekli bir biçimde tutarsız benlik algısı veya kimlik duyumu. Ahlaki değer anlayışında değişkenlikler.

– Kendine zarar verme olasılığı yüksek en az iki alanda dürtüsellik. (Aniden çok para harcama, madde kullanımı, hızlı ve tehlikeli araç kullanma, birden aşırı yemek yeme, önceden düşünülmeyen uygunsuz cinsel davranışlar).

– Yineleyen özkıyımla ilgili davranışlar, girişimler, göz korkutmalar.

– Sürekli duygusal değişkenlik hali.

– Kendini sürekli boşlukta hissetme.

– Uygunsuz, yoğun öfke ya da öfkesini kontrol edememe.

– Stresle ilişkili geçici paranoid düşünce veya ağır dissosiyatif semptomlardır.

Tedavi:

Kişilik bozukluklarında uygulanan tedavi yöntemleri kullanılarak yapılır.Kişilk bozukluklarının tedavisi oldukça güçtür. Tedavi etmek için farklı metotlar kullanılmaktadır, örneğin Psikoanaliz, Psikanalitik psikoterapi, davranışcı terapi, destekleyici psikoterapi, grup terapisi, aile terapisi, çevre terapisi gibi. Bazı durumlarda ilaçla tedavisi de uygulanır.

Tedavilerde kullanılan terapilerin farklı amacı vardır, örneğin psikoterapi ile tedavide, genelde hasta kişilerin hastalıklarına neden olan ya da etki eden bilinçaltındaki çatışmalar ortaya çıkarmaya çalışılır ve hastanın davranışlarının başkaları üzerindeki etkilerini görmeleri sağlanır.

Davranışçı terapide, daha çok semptomlar yok edilmeye çalışılır, örneğin ilişki kurmakta zorluk yaşayan ya da bireysel sorumluluğu üstlenmek istemeyen bir hastada, hastalığın nereden kaynaklandığına ya da bilinçaltında yatan nedenlere inilmez, kişinin hızlı ve çabuk bir şekilde istediği gelişimi sağlamasına yoğunlaşılır.

Bir Yorum Yap

Yorumlar

Bir yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yukarı