Dosya

Çocukluk ve Ergenlikte Duygusal, Davranışsal Bozukluklar

cocuk-ergen-davranis

Çocuk, sürekli değişim ve gelişim gösteren bir varlıktır. Bazı çocuklarda doğuştan veya sonradan oluşan gelişimsel bozukluklar vardır. Bu bozukluklar çocuğun fiziksel, ruhsal, motor ve psikososyal gelişimini etkiler. Duygusal, ruhsal ve davranışsal sorunlara yol açar.

1.1. Yaygın Gelişimsel Bozukluklar

Amerikan Psikiyatri Birliği, psikiyatrik bozuklukların tanı ve sınıflandırmasında (DSM-IV) yaygın gelişimsel bozuklukları beş bozukluktan oluşan bir ana grup olarak açıklamıştır. Bu bozukluklar rett bozukluğu (sendromu), çocukluğun dezentegrafik bozukluğu, asperger bozukluğu, otizm ve atipik otistik bozukluktur.

1.1.1. Rett Bozukluğu

Rett sendromu, X kromozomu üzerinde bulunan bir genin kusurlu olmasından dolayı oluşan ve özellikle kız çocuklarında görülen nörolojik bir rahatsızlıktır. Bu sendromun erkeklerde de görülebileceği bilinmektedir.

rett-sendromu

Rett sendromlu çocuklar, 6-18 aylık olana kadar normal veya normale yakın bir gelişim gösterir. Bu süreden sonra çocuğun gelişimi geçici durgunluk veya gerileme sürecine girer. İletişim kurma becerisini yitirir ve basmakalıp el hareketleri yapmaya başlar. Bu el hareketleri; el yıkama, el bükme, el çırpma, eli ağza götürme, eli bir yere hafifçe vurma gibi şekillerde kendini tekrar eder ve zamanla hareketler değişebilir.

Rett sendromunda konuşma yeteneğinde ve el becerilerinde kayıp gelişir. İlk 2-3 yılda sosyal gelişme ve oyun gelişimi durur. Baş büyümesinde yavaşlama ve sürekli tekrarlayıcı el hareketleri, el becerilerinin kaybı ve ellerini amaçlı kullanamama gelişir. Denge ve yürümede bozulma başlar. Ağır psikomotor gerilemenin yanı sıra sözel anlatım ve dili algılama da ileri derecede bozulur.

1.1.2. Çocukluğun Dezintegratif Bozukluğu

Çocuk iki yaşına kadar normal gelişme gösterir ancak 10 yaşından önce kazandığı becerileri önemli ölçüde kaybeder. Tanı için iki yaşına kadar gelişimin normal olması ve 10 yaş altında belirtilerin başlaması gerekir. Genellikle belirtiler 3-4 yaşında başlar. İletişim, toplumsal beceriler, motor beceriler, bağırsak ve mesane kontrolü bozulur. Sözel olmayan davranışlar bozulur, yaşıtlarıyla ilişki kuramaz ve duygusal karşılık veremez. Çocuğun dil gelişimi gecikir veya olmaz. Sözcükleri basmakalıp ya da tekrarlayıcı bir biçimde kullanır. Tekrarlayıcı ve basmakalıp motor davranışlar ortaya çıkabilir.

1.1.3. Asperger Bozukluğu

asperger bozukluğu

Asperger bozukluğu olan çocukta normal veya normale yakın bir zeka gelişimi vardır. Sosyal etkileşim ve ilişkilerde niteliksel bozukluklar ve davranışlarda bozulmalar bulunur. Göz göze temas kurma kısıtlıdır.

Duyguları anlamada güçlük, basmakalıp aktarım ve zihinsel takıntılar vardır. Bilişsel gelişim ve yaşına uygun becerilerin gelişiminde belirgin gecikme olmamasına karşın toplumsal etkileşimde belirgin derecede bozukluk vardır.

1.1.4. Otistik Bozukluk (Otizm)

Çocuğun, dış dünyanın gerçeklerinden uzaklaşıp kendine özgü düşlem dünyasına girmesidir. Otizm kelime olarak kendine dönüklük demektir. Otistik bozukluk; sözel ve sözel olmayan iletişimde, sosyal ilişkide yetersizlik ve tekrarlayıcı davranışların olduğu bozukluktur. Dil, duygusal ve sosyal gelişimde değişik düzeylerde bozukluklar bulunabilir.

otizm

Davranışsal olarak değişikliklerden hoşlanmama, parmak ucunda yürüme kendi etrafında dönme vb. tekrarlayıcı hareketler vardır. Otistik çocuklarda değişen seviyelerde zihinsel yetersizlik görülebilir. 1/5’i normal zekâya sahiptir. Kronik gidişlidir, yetişkinlikte de devam eder. Erken tanı ve müdahale; çocuğun kendine ve çevresine farkındalığını artırır. Öğrenme ve beceri geliştirmesini hızlandırır.

1.1.5. Atipik Otistik Çocuklar

Otizm çocuklardaki üç temel gelişim alanını etkiler, fakat atipik otizmde bu temel alanlardan yalnızca birinde bozukluk görüldüğünde veya bu temel alanların otizmden az etkilenmesi durumunda ve diğer gelişimsel bozukluklar için belirtilen ölçütler karşılanmadığında bu tanı konur. Atipik otizmde bazı hafif belirtiler dışında diğer bütün semptomlar zamanla kaybolabilir ve atipik otizm tanısı yerini kişilik bozukluğuna bırakabilir, örneğin kurallara bağlılık,ortamlardan uzak durma,az sayıda arkadaşa sahip olma,değişime açık olmama gibi.

Yaygın gelişimsel bozukluklarda yaklaşım

– Yaygın gelişimsel bozukluklarda mutlaka ekip çalışması yapılır. Psikiyatrist, çocuk hekimi, psikolog, diyetisyen, hemşire vb. meslek çalışanları sağlık ekibinin üyelerini oluşturur.

– Özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerinden yararlanılır.

– Ekibin önerilerine uyulmalıdır.

– Bazı bozukluklarda ağır yeti kaybı yaşanır (örneğin, Rett sendromu, dezintegratif bozukluk) bu durumlarda çocuğun gereksinimleri karşılanır.

– Tedavi ilkelerine uyulur ve ilaçlarını düzenli alması sağlanır.

– Beceri geliştirmeye yönelik terapi ve rehabilitasyon uygulamalarına uyumu ve katılımı sağlanır.

– Çocukta kendine zarar verici davranışlar varsa (saç yolma, kafasını duvara vurma vb.) zarar verici davranışlardan çocuk korunur.

– Çocuğun güvenliği sağlanır

– Çocuğun güvenini kazanmak amacıyla teke tek ilişki kurulur.

– Çocuğun güvendiği kişinin yanında olması çocuğa güven ve destek verir.

– Göz teması kurulur.

– Çocuk kaygılıysa ve ortamda kaygıyı artıran faktörler varsa bunlar ortadan kaldırılır. (Örneğin ısı, ışık, gürültü vb.) Sakin bir ortam sağlanır.

– Çocukta güven duygusunu geliştirmek amacıyla çocukla birlikte olunur.

– Çocuğun temel gereksinimlerini karşılarken veya çocuk yönlendirilirken içten tavırlar gösterilir.

cocuk-duygusal-bozukluk

– Çocuğun farkındalığı artırılır. Öz bakım aktiviteleri sırasında farklılığının farkına varması sağlanır.

– Çocuk yargılanmaz olduğu gibi kabul edilir.

– Çocuğun sosyal ortamlara katılımı sağlanır.

– Akranlarıyla grup oyunları oynamasına ve arkadaşlık ilişkilerini geliştirmesine olanak sağlanır.

– Çocuğa sevgiyle ilişki kurulur. Çocuğa olan sevginin ilginin azalması çocuğu daha çok yalnızlığa ve içe kapanmaya itebilir.

– Çocukla etkileşimde aceleci davranılmaz göz ilişkisiyle başlatılan etkileşimde gülme, dokunma, kucaklama etkileşimlerine aşamalı olarak geçilir.

1.2.Yıkıcı Davranış Bozuklukları

Yıkıcı davranış bozuklukları; dikkat eksikliği/hiperaktivite bozukluğu, davranış bozukluğu ve duygusal

ve davranış bozukluğuyla karışık uyum bozuklukları olarak sınıflandırılır.

1.2.1. Dikkat Eksikliği/Hiperaktivite Bozukluğu

Dikkat eksikliği-hiperaktivite bozukluğu kalıcı ve sürekli olan dikkat süresinin kısalığı, engellemeye yönelik denetim eksikliği nedeniyle davranışlarda ya da bilişte ortaya çıkan ataklık ve huzursuzluk olarak tanımlanmaktadır.

Hiperaktivite

Dikkat eksikliği-hiperaktivite bozukluğu olan çocuk aşırı hareketlidir. Enerjisi çoktur, sürekli koşturur, çok konuşur ve yerinde duramaz. Düşünmeden davranır ve dikkatini (ilgisini çekmeyen konularda) birkaç dakikadan fazla yoğunlaştıramaz.

Dikkat eksikliği ve konsantrasyon güçlüğü nedeniyle okul başarısızlığı vardır. Hiperaktivite yaşla birlikte azalmakta, ancak dikkatsizlik ve dürtü denetim sorunları kalıcı olabilmektedir. Genellikle ilk kaybolan aşırı hareketlilik, en son kaybolan ise dikkat eksikliğidir.

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğuna yol açan faktörler kesinleşmesede genetik faktörlerin, beyin hasarının, ilaç kullanımının ve psikososyal faktörlerin yol açtığı öne sürülmektedir.

1.2.2. Davranış Bozukluğu

Başkalarının temel haklarına, kurallara ve yaşına göre toplumsal değerlere uymama ile seyreden bozukluk davranış bozukluğu olarak tanımlanır. Davranış bozukluğuna aile tutum ve davranışlarının yol açtığı öne sürülmektedir. Davranış bozukluğunda tekrarlayıcı ve sürekli suç işleme görülür.

Çocukta başkalarını kullanma buna karşın suçluluk duymama, hayvanlara eziyet etme, yalan söyleme, çalma, zorbalık vb. davranışlar, akranlarıyla ilişki geliştirmede güçlük, kendi davranışlarının sorumluğunu almama ve sonuçlarını kabul etmeme gibi belirtiler vardır.

1.2.3. Duygusal ve Davranış Bozukluğuyla Karışık Uyum Bozuklukları

Tanımlanabilir stres yaratan duruma karşı, en az altı ay devam eden sosyal fonksiyonlarda bozulma ve değişmeyle seyreden tablo uyum bozukluğu olarak tanımlanır. Stres yaratan durum ortadan kalktığında bozukluk düzelir fakat devam ettiğinde yeni bir uyum geliştirilir. Verilen uyum tepkisi genelde uygunsuz bir tepkidir.

ergenlik-davranis-bozukluklari

Aile üyeleri arasındaki benlik sınırlarının yetersizliği, ailede disiplin eksikliği, tutarsız disiplin davranışlarının veya aşırı katı yaklaşımların yol açtığı düşünülmektedir.

Orta düzeyden ciddi düzeye uzanan kaygı, depresif duygulanım (umutsuzluk, mutsuzluk vb.) uyku bozukluğu, değerleri hiçe sayma, yeme bozuklukları, arkadaş veya anne babaya aşırı bağımlılık, bedensel yakınmalar ve dürtüsel davranışlarda bulunma belirtileri arasındadır.

1.2.4. Yıkıcı Davranış Bozukluklarında Yaklaşım

Yıkıcı davranış bozukluklarının her birinin farklı özellikleri vardır bu nedenle her birine ayrı özel yaklaşımda bulunulmalıdır. Burada genel yaklaşımdan bahsedilecektir.

– Yıkıcı davranış bozukluklarında mutlaka ekip çalışması yapılır. Psikiyatrist, çocuk hekimi, psikolog, diyetisyen, hemşire vb. meslek çalışanları sağlık ekibinin üyelerini oluşturur.

– Özel eğitim, psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinden yararlanılır.

– Çocuğun yakınlarına, çocuğun problemiyle ilgili eğitim verilir.

– Okul, öğretmen ve aile işbirliği yürütülmelidir. Çocuğa uygulanan tedavi ve yaklaşımlarla ilgili öğretmeni bilgilendirilir. Aile, çocuk ve öğretmenin işbirliğine girmesi tedavinin gidişini hızlandırır.

– Dikkat eksikliği olan hiperaktif çocuklar ruhsal açıdan ataktır, çabuk uyarılır ve tehlikeyi kavrayamaz, kazalara uğrar bu nedenle bulunduğu ortam güvenli hale getirilir.

– Dikkat eksikliği olan hiperaktif çocukların engellenme eşikleri düşüktür, çabuk heyecanlanır, küçük nedenlerle aşırı neşe ve ağlama davranışı gösterir. Çocuk yargılanmaz olduğu gibi kabul edilir.

– Çocuğa karşı tutarlı, kararlı, ilgili ve sevecen davranılır.

– Tutarsız disiplin uygulamalarından ve tutarsız davranışlardan kaçınılır.

– Davranış bozukluğu olan çocukta suç işleme potansiyeline ilişkin gözlemlerde bulunulur.

– Çocuğun kendisine ve başkasına zarar vermesi engellenir.

– Davranış bozukluğu olan çocukta intihar girişimi olabilir bu nedenle çocuğun sözel ve davranışsal tutumları değerlendirilir.

– Çocukta öfke varsa ve duygularını açıklıyorsa dinlenir.

– Çocuğun fiziksel güvenliği sağlanır, zarar verici eşyalar kaldırılır ve güvenli ortam oluşturulur.

– Anksiyetesini azaltmak amacıyla yanında olunur.

– Güvenli ilişki geliştirilir.

– Çocuğun girişimleri yapıcı yönde eleştirilir, uygun durumlarda olumlu destek sağlanır.

– Grup etkileşimlerine katılımı sağlanır.

– Çocuğa ilgi gösterilerek, başkalarını kullanmaya yönelik davranışlarının geçmesine yardımcı olunur.

– Sevdiği etkinliklere yönlendirilmesi sağlanır (resim, müzik vb.),

– Çocuk kaygılıysa ve ortamda kaygıyı artıran faktörler varsa bunlar ortadan kaldırılır. (Örneğin ısı, ışık, gürültü vb.) Sakin bir ortam sağlanır.

– Uyku bozukluğu olanların uyku örüntüsü izlenir. Çocuk istiyorsa uykuya geçerken yanında kalınır.

– Uykuya geçişi kolaylaştırmak amacıyla ılık süt, bitki çayı vb. verilir. Çay, kahve gibi uyaranlardan kaçınılır.

Devam edecek…

Yorumlar

Bir yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çok Okunanlar

Yukarı