Dosya

Dövmenin “kısa” tarihi ve İngiliz aristokrasisi

Dövmenin Tarihi

Bilinen ilk dövmenin tarihi, bundan 5250 yıl öncesine kadar gider. 1991 yılında mumyası Avusturya-İtalya sınırındaki Ötztal Alpleri’nde keşfedilmiş, 5250 yıl önce yaşamış olan Buz Adam Ötzi’nin vücudunda dövme izlerine rastlanır.

Romalılar’ın dövmeyle tanışması ise MÖ.55 yılında İngiltere’yi işgal ettiklerinde buradaki insanların vücudundaki mavi renkli şekillerin dikkatlerini çekmesiyle başlar. “Britanyalılar vücutlarını maviye boyuyor ve bu onlara özellikle savaşta işlerine yarayan korkunç bir görünüm kazandırıyor” der Sezar. Öyle ki Avrupa’da dövme yaptırmış bazı insanlar Kelt dilinde ‘boyalı’ anlamına gelen ‘pritani’ kelimesiyle anılır ve Britanya kelimesi de bu şekilde türer.

1066’da Viking soyundan gelen İskandinav kökenli bir halk olan Norman’lar Britanya’ya geldiğinde, Britanyalıların dövme merakı onların da ilgisini çeker ve yerli halktan öğrendikleri ilk şey dövmenin nasıl yapıldığı olur.

İngiliz kültürünün bir parçası olan ve kökeni çok daha eskiye dayanan dövmenin yayılmasında, İngiliz aristokrasisinin payı büyük olur…

1881’de İngiltere kraliçesi Victoria’nın torunu 5.George henüz 16 yaşındadır. Gençliğe adım atmasının işareti olarak, Japonya’nın Yokohama kentinde koluna kırmızı ve mavi renkte bir ejderha dövmesi yaptırır. Bir rivayete göre burnuna büyük bir de ok işareti yaptıran genç kralın dönemin modasına nasıl kapıldığına dair eleştirel hikayeler anlatılıyor, bununla da kalmayıp gazetelerde de bu eleştirel hikayelere çokça yer veriyorlardı.

Dövme‘nin ingilizce karşılığı olan “tattoo” kelimesinin kökeni ise Kaptan James Cook’un 18.yüzyılda Pasifik Adaları’na yaptığı gezilere dayanıyor. Tahiti dilinde ‘tatau‘ dövme anlamına gelmektedir.

dovme-tarihi-2-min

Japonya’nın 1868’de Batı ülkeleriyle ticarete başlamasıyla, avrupalı zengin aristokratların Japon ürünlerine ve sanatına olan ilgisi artmıştı. Ülkelerine, vücutlarına yaptırdıkları dövmelerle dönüyorlardı. Prens George’un bu akımdan etkilenmiş olması özellikle İngiltere, Fransa gibi avrupa ülkeleri dışında ABD’de bile sosyal statü göstergesi haline gelir. Japon imparator Mutsuhito ile görüşen Prens George kolundaki dövme ile döner ve böylece de dövmenin ülkede giderek yaygınlaşan bir akım olmasının yolunu açar…

Britanyalıların biraz daha yakın tarihteki dövme hikayesi Amerika’daki sömürge girişimleriyle ilgilidir. Kaşif Martin Frobisher 1876-78 yılları arasında Yeni Dünya’ya keşifler düzenleyerek burdaki yerli kabilelerde de dövmenin yaygın olduğunu görür. 1877 yılında, Britanya’ya esir aldığı üç eskimoyla döner.

Eskimoların vücutlarındaki renkli desenleri insanlara gösterebilmek için onları farklı şehirlerde sergilemiş hatta Kraliçe Elizabeth’in sarayına bile götürür. Kıyaslama amacıyla yapılan bu sergilemede, Eskimoların vücutlarındaki dövmelerin eski Britanyalıların yaptırdığı dövmelerden bir farkının olmadığı anlaşılmış olsa da, eskimoların dövmeleri (Karın bölgesine yapılmış dev aslan şekilleri, kadınların yaptırdığı güneş ve günebakan şekilleri) hem Britanya’da hem de Avrupa’da dövmeye olan ilginin yeniden canlanmasını sağlar.

Haçlı Seferleri ile dövmeye olan bu eğilim Kudüs’e kadar ulaşır, bir süre sonra Kudüs’ten dönen askerler bile vücutlarında birer dövmeyle döner.

Batı dünyasında, dövmenin ticari bir sektör haline gelmesindeki etkenlerden biri Britanya’dan Japonya’ya giden turistlerin dövmeye olan ilgisinin artmasıdır. Bir diğeri de 1854’te Roger Tichborne adında denizde kaybolmuş bir aristokrat hakkında açılmış mahkeme davasıdır. Öldüğü düşünülen Roger Tichborne, 12 yıl sonra mucizevi bir şekilde Avusturalya’da ortaya çıkar ve Londra’ya döner.

Kardeşlerinin kabul etmediği, üstelik annesinin ölümü üzerine bile aile mirasından alması gereken payı alamayan Tichborne’a kardeşleri tarafından sahtekârlık davası açılır. Dava 1870’lere kadar gazete haberleriyle bütün dünyaya yayılır. Yatılı okula giderken arkadaşları tarafından vücuduna yapılmış dövmeyi göstermesini isteyen mahkeme heyeti Tichborne’da olduğu bilinen dövmeyi göremez. Kısa bir süre sonra bu kişinin aslında Roger Tichborne olmadığı, Arthur Orton adında bir sahtekâr olduğu ortaya çıkar.

Sutherland Mcdonald adlı bir girişimci, dövmenin bu denli yaygınlaşmış olması üzerine bu alanda ticaret yapmaya karar veriyor. İngilizlerin, Güney Afrika’da Zululara karşı savaşında (1879), askerlere dövme yaparak bu yeteneğini geliştirmişti. Daha sonraları Londra’daki bir Türk hamamında müdür olan Mcdonald burada da dövme yapmaya devam eder. Böylece tarihteki ilk dövmeci ticari amaçla dövmecilik faaliyetine başlamış olur.

1880’lerde Prens George’un dövmesinin yarattığı etki Mcdonald’ın da işlerini arttırmıştı. Bütün dünyada, ünlülere yaptığı dövmelerle adından söz ettirmiş, gazetelere haber olmuştu. Artan taleplere 1890’daki ilk otomatik dövme makinesi buluşuyla karşılık vermiş bir yıl sonra da ABD’de ikinci makinesinin patentini almıştı.

İngiliz aristokrasisinin dövme düşkünlüğü kısa sürede Atlantik sınırlarını aşıp Amerika’ya yayılır. Amerika’daki orta sınıf, ingiliz aristokratlarını taklit ettiğinden New York’ta açılan dövme salonları çoğalmaya başladı. Yapılan son anketlere göre Britanya’da her üç kişiden birinin dövme yaptırdığı görülüyor.

Kaynak: BBC – David Cox
Çeviren: Yıldız Roşa Batmaz

1 Yorum

Bir yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yukarı