Deneme

Enyakınuzak | Fatoş Erdoğan

Enyakinuzak - Deneme - Fatoş Erdoğanmin

Bulacağız bir gece birbirimizi ve adımızı sormadan çılgınca sevişeceğiz o şehirde. O şehirde, bu yatakta, şu koltuğun üzerinde… Şehveti şefkate dönüştürerek. Sahiplikten, sahiplilikten kurtularak. Kavrayarak değil, saçlarını okşayarak. Kimsenin canı yanmadan, kimsenin canını yakmadan(!) Ve “bir” tam saat… Günün 24’te, ömrün ‘çok’ta biri kadar.

Saatler sonra sormayacaksın gene adımı, o hariç her şeyi bildiğinden dolayı.

Vaat edecek hiçbir şeyimiz olmayacak birbirimize. Ve öylesi en güzeli olacak. Sevişirken gördüm kalbini. Yalanları kucaklayıp atabilecek kadar güçlü olacaksın.

“İnsan mısın sen?” diyeceksin. Açarak gözlerimi “Değil miyim?” diyeceğim. Ne cevap verilirse verilsin ikimiz de emin olamayacağız hiç. İnsan olamayacak kadar çok bilip, insan olamayacak kadar az göstereceğim bunu. “Zor değil mi? Yani, zekan. Başa çıkmak?” gülüp “Aptalım ben insanların yanında, adına yaşam denilen bu safsatada.” diyeceğim. “Mutluyum.” dudaklarımızı buluşturacak cümle olacak, sanki sabırsızlıkla beklermiş gibi. Bebek gibi ağlayacağım. Kadın olacağım. İçindeki erkeğe çarpacağım. Biraz da öyle sevişeceğiz, daha kadın olacağım en son, en kadın. Sadece teslim olacağım.

Şuh kahkahalar atacağım sana, mini etekli, topuklu ayakkabılı ve kırmızı şaraplı akşam yemeklerinde. “Sosyetik kadınım” diyeceksin. Ya da kısa pantolonlu, yalın ayak, rakı-rokalı, tahta masalı deniz kokulu, salaş kasabalarda, ağzı bozuk serserin olacağım. Karşılaştıracağız ikincil kişiliklerimizi.

Elit partiler düzenleyeceğiz davetlisinin ikimiz olduğu ve tekila içeceğiz, ikimiz de kusana dek. Birbirimizin bileklerini tadacağız. Hırslanıp ısıracağız, kanatıp üzerine tekrar limon sıkacağız. Sonra öpeceğiz gene, geçsin diye. “Seni kendimden bile koruyasım var.” deyip dolu dolu gözlerle bakacağım dolu dolu gözlerine. Kusacağım, kusacaksın. Parti bitecek. Yere yatıp, uyuyacağız.

Sonra para kazanacağız; zengin olmak için değil, özgür olmak için. Huzurlu bir yaşam satın almak için para kazanacağız. Bir de yat alacağız, özgürlüğün sürdürülebilir olması için. O ana kadar evden dışarı adım attığımızda, ağlayacak gibi olursak eğer şarkı söyleyeceğiz. Gece yarısı kaçacağız evden. Dolunayı seyrederken büyü yapacağız. Bağlama büyüsü. Dünyayı kendimize bağla-ma.

Okyanus suyuyla yemekler pişireceğim, tuzu kendinden. Ve çocuk doğuracağım sana. Kariyer de yapacağım annelik üzerine, kadınlık üzerine. Bilemeyeceksin. Hissedeceksin sadece.

Gene değdim içindeki adama…

Yorumlar

Bir yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yukarı