Gerçek Bir Son Mektup

Son Mektup - Andre Gorz

  

andre-gorz-son-mektupAsıl adı Gerhard Hirsch olan Andre GORZ, Katolik anne, Yahudi babanın çocuğu olarak 1923 yılında Viyana'da doğdu. 1930 yılında babası da Hıristiyanlık dinini seçti ve Katolik Mezhebine girdi. Annesi tarafından, Alman Militarizminin etkisinde kalmaması için Katolik Enstitüsü'ne gönderildi. Nasyonel Sosyalizmin ve Anti Semitizmin Gorz üzerindeki yıkıcı etkisi o boyuttadır ki savaş sonrası  Gorz, Almanca konuşmayı bile reddetti yaşamının geri kalan dönemlerinde. 1946'da Paris'e, savaş döneminde Londra'da tanıştığı sevgilisi ve daha sonra herşeyi olacak olan Dorrine ile birlikte yerleşti ve Sartre'ın ekibi içinde yer aldı.

1950'li yıllar ile birlikte Gorz, Marksizme yaklaşmış; Sartre'ın Varoluşçu görüşlerini benimsemesinin de etkisi ile, Varoluşçu Marksist bir yaklaşım sergilemiş, Fransız Komünist Partisi çevresinde yer almıştır. Bu dönemde, siyasi ve felsefi yazılar kaleme alan ve aynı zamanda gazeteci de olan  Gorz, Le Nouvel Observateur'ın kurucuları arasında da yer aldı. 68 olayları ile birlikte Politik Ekoloji hareketi ile ilgilenmeye başlayan GORZ, Yeni Sol Hareket içinde yazdığı kitaplar ile etkili oldu.

Özellikle, 1980'de yayınlanan Elveda Proleterya ve 1988 'de yayınlanan İktisadi Aklın Eleştirisi ile Marksist anlayışa ve Marksist Sol yaklaşımlara büyük eleştirilerde bulunmuş, Marksist olmayan Sosyalizm'in önemli düşünürleri arasında yer almıştır. Andre GORZ, bu görüşleri ile Avrupa'da, Yeşil Hareketin ve Otonomcu Sosyalistlerin düşünsel öncülü sayılabilir.

Gorz'un siyasi ve felsefi yazıları dışında bir de önemli bir eseri vardır ki, belki de aşk üzerine yazılmış en sağlam manifestolardan biri olması ile öne çıkar.

40'lı yılların başında tanıştığı ve tanıştığı günden itibaren ölene kadar (ölürken bile) bir daha ayrılmadığı Dorrine ile olan ilişkisini, birlikteliklerini kısaca gözden geçirdiği, özeleştilerini araya sıkıştırdığı, çelişkilerini, yaklaşımlarını ve her şeyden önce sevgisini, aşkını anlattığı "Son Mektup".

Gorz, bu kendi küçücük ama içi devasa kitapçıkta Dorrine ile olan 58 yıllık birlikteliğini, tutkulu aşkını, anlatıyor. Bunu yaparken de 58 yılın muhasebesini, yeniden yapılandırmasını, gerekçeleri ile ortaya koyduğu bir kişisel manifestoya dönüştürüyor.

"Yakında sekseniki yaşında olacaksın. Boyun altı santim kısaldı. Olsa olsa kırkbeş kilosun ve hala güzel, çekici, arzu uyandırıcısın. Ellisekiz yıldır birlikte yaşıyoruz ve ben seni her zamankinden daha çok seviyorum. Sadece benimkine değen bedeninin sıcaklığı ile dolu, kahredici boşluk taşıyorum göğsümün tam ortasında yeniden..."(syf 1 ve 61 )

Gorz, dışarıdan bakan bir insana dramatik gelebilecek bir sona hazırlamaya çalışıyor manifestosu ile hem kendisini hem de Dorrine'i.  

andre-gorz

Ellisekiz yıllık birlikteliklerinde sona yaklaşılmaktadır, satırların kaleme alındığı 2006 yılı Haziran'ında. Dorrine, uzun zamandır sonuç alınamayan rahatsızlığının tedavisine artık cevap veremez durumdadır. Yaşadığı acılar kat be kat artmış ve katlanılmaz boyuta ulaşmıştır. Yaklaşan son, GORZ' a  şu satırları yazdırır: "Geceleri bazen, boş bir yolda ve ıssız bir manzarada, bir cenaze arabasının ardından yürüyen bir adamın karaltısını görüyorum. O adam benim. Cenaze arabasının taşıdığı ise sen. Senin yakılma törenine katılmak istemiyorum; elime küllerinin içinde  bulunduğu kavanoz vermelerini istemiyorum... İkimizin dileği, diğerinin ölümünden sonra yaşamak zorunda kalmamaktı..."(syf.61)

Gorz için hangisi daha dramatik olabilir ki? Kendi hayatına, bu sevdiği kadın ile son vermek mi yoksa yukarıdaki satırlarda dile getirdiği sahneler mi?

Gorz, teklifi açtığı anda muhtemelen Dorrine'den bir direniş ile karşılaştı ya da karşılacağını biliyordu. O'na, ancak bu şekilde hissettiklerini ve Onsuz yaşamın ne anlama geldiğini anlatması gerektiğini, tüm birlikteliklerinin "yeniden anlamlandırılması ve yapılandırılması" demek olacak olan bu kitapçığı yazmadan, metne dökmeden o direnişi kıramayacağını da.

Andre Gorz, kitabını ve kendi deyişi ile gerçek anlamda başlayan kişisel tarihini, Dorrine ile karşılaştıkları tarihten ve o karşılaşma anından başlatıyor. Sahne sahne anımsadığı o karşılaşma anından. Görür görmez aşık olmuştur, Dorrine'e.

İlk sayfada, dakika dakika anımsadığı o tanışma "an"ı ile Dorrine, Gorz'un yaşamında yer almaya başlamıştır. Tüm yaşamı haline gelmesi  zaman alsa da, bu süreçte yaşadığı çelişkileri, ‘gel-git’leri, isyanları açık yüreklilikle dile getirmekle kalmamış, özeleştiriyi de cesurca yapabilmiştir. Neyi ne için yazdığını iyi bilen bir kalem Gorz. Okuyucusunu da tam ellisekiz yıldır tanımakta.

Dorrine, Gorz bir zaman sonra, işini yaparken  eli-kulağı-aklı; büyürken eğiticisi; sevgisi ile yüreği olmuştur. Ama bu ne Dorrine'i ne de Gorz'u durdurabilmiştir. Çünkü Gorz'a göre aşk İki kişinin en az toplumsal olan alanda bir araya gelmesidir."

Bu görüşünü de Dorrine tamamlar; "Eğer biriyle tüm bir hayat için birleşiyorsan, hayatlarınızı paylaşır ve evliliğinizi parçalayan yada bozan şeyi yapmayı aklınızdan silersiniz. Kendinizden bir çift yaratmak ortak tasarınızdır, değişen koşullara göre onu tekrar yönlendirmekten, uyarlamaktan, desteklemekten  asla vazgeçmezsiniz. Birlikte yapacağınız ne ise o olacaksınız"dır. (syf 21)



andre-dorine-gorz

Geriye kalan yaklaşık 40 sayfalık metinde, Dorrine'in  Gorz ile birlikte yukarıda satırlarda tanımladığı teoriyi pratiğe geçirip o "en az toplumsal olan” alanda, iki kişilik aşklarının pratiğe dökülüp geliştirilmesini satır satır okuyorsunuz.

Aşklarını sadece yaşamak ile kalmayıp her gün yeniden üreten bir ilişki tarihi ikisinin yaşamı. Yeniden üretmenin mükemmele yaklaştığı an ise Gorz'un o müthiş itirafı geliyor; büyüyüp olgunlaştığına dair.

Ve Gorz, (belki de tek okuyucusu olacağını düşündüğü) kitapçığı bitirdiğinde, sadece Dorrine'i değil herkesi ikna ediyor: "Die Welt ist leer, Ich will nicht leben mehr" Kathleen Ferrier'in sesinden tek başına dinlenmemeli.


andre-gorz-3
Son Mektup (Bir Aşk Hikayesi ) - Andre Gorz
Ayrıntı Yayınları -2007

Gerçek Bir Son Mektup