Sinema

Gölge Oyunu | 1992, Yavuz Turgul

golge-oyunu-yavuz-turgul-1992

1992 yılı yapımı, yönetmenliğini ve senaristliğini Yavuz Turgul’un yaptığı görsel bir masal Gölge Oyunu…

Sinema; yönetmenin konu, kurgu, zaman-mekan ve yarattığı karakterler aracılığıyla ekran karşısındaki kişiyle kurduğu iletişimdir. Filmlerinde kullandığı dramatik unsurların, birey ile ilgili en temel duyguları taşıyor olması, Turgul’un izleyicisiyle kurduğu bu iletişimin can damarını oluşturuyor.

Gölge Oyunu’nda da tıpkı Züğürt Ağa, Muhsin Bey, Eşkıya filmlerinde olduğu gibi, karakterlerin yaşadığı dönemle birlikte içlerinde bulundukları sosyo-ekonomik durumu, buna karşılık tutkularını, hayattan beklentilerini yerel bir hikaye örgüsüyle anlatıyor yönetmen. Tek farkla; izleyiciye ‘Gerçek mi?, Gerçek miyiz?, Kim bilir?’ sorularını sorarak gerçeklik algısından sıyrılmasını sağladığı ruhsal bir alan oluşturarak…

İki Kişi Aynı Rüyayı Görebilir mi? Kim bilir?

Abidin (Şener Şen) ve Mahmut (Şevket Altuğ) pavyonlarda ayak üstü komedyenlik yapan iki arkadaştır. Abidin, kadınlara düşkünlüğü ve yalancılığıyla, Mahmut ise yetimhanelerde büyümüş olmanın verdiği ‘baştan kaybetmişlik’ duygusuyla içine kapanık, karşı cinse karşı utangaç tavırları ve hassas yapısıyla tanınıyordur. Rüya Pavyon tek kazanç kapılarıdır. Neredeyse karın tokluğuna çalıştıkları bu pavyonda başlayacaktır bu esrarengiz hikaye…

Ramazan (Metin Çekmez), sahibi olduğu pavyona bir alacağına karşılık konsomatrislik yapması için genç ve güzeller güzeli bir kadını alır fakat bu kadınla ilgili bilmediği bir şey vardır. Kadın sağır ve dilsizdir… Abidin ve Mahmut, kirasını zar zor ödedikleri evin sahibi Büyük Hanım’ın(Füreya Koral) nihayet(!) uyumasıyla sepetli bir motorsikletin sırtında sürdürmek zorunda kalacakları yaşamlarına sağır ve dilsiz Kumru’yu da dahil edecekler midir?

Hayatlarını alt üst eden Kumru’ya(Larissa Litichevskaya) kendisi gibi sağır ve dilsiz olan annesini(Sermin Hürmeriç) bulması için yardımcı olacaklar mıdır? Cezaevi, pavyon ve hastane üçgeninde yaşanan olaylar bu kadar ‘gerçek’ ise neden bir fotoğraf karesi bile doğrulayamaz bu gerçeği? Belki de varlık sandıkları bir ‘gölge’, yaşadıklarını sandıkları ise bir gölge oyunudur. Kim bilir?

Gölge Oyunu; dostluğun, arkadaşlığın, aşkın, cinselliğin, tutkunun, merhametin iki kaybedenin yaşam kesiti üzerinden ustalıkla işlendiği bir başyapıttır. Turgul’a 30.Antalya Film Festivali’nde En İyi Senaryo Ödülü’nü kazandıran filmin müzikleri ise Atilla Özdemiroğlu imzası taşıyor.

Yorumlar

Bir yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çok Okunanlar

Yukarı