Deneme

Kim Duyar Unutulmuş Kitapların Kederli Fısıltısını

unutulmus-kitaplar-mustafa-basarslan
Fotoğraf: Shutterstock

Sirenlerin ezgilerini herkes merak eder de unutulmuş kitapların fısıltısını kimse duymaz. Oysa bugün yalnızca fısıltısı duyulan o kitaplar, o kitapların yazarları, şairleri bir zamanlar en yüksek sesleriyle konuşur, seslerini dünyanın dört bir yanına ulaştırırlardı.

Zamanın acımasız eleğinden yalnızca unutulması olağan olan; bir zamanlar çok sevilmiş, okunmuş ama sonradan unutulmuş yazarlar, şairler, onların yazdığı kitaplar düşmez. Onların durumu bizi çok şaşırtmaz. Çünkü moda rüzgarı çok sürmez, bir süre sonra diner. Ama unutulmayı, anlattıkları, dile getirdikleri, düşündürdükleri nedeniyle hak etmeyen yazarlar vardır, şairler, kitaplar vardır. Onlar bugün de okuyucularının iç dünyalarına, düşünce dünyalarına çok şey katabilirler. Okunurken modadan çok anlattıkları nedeniyle önemsenmişlerdir, elden ele dolaşmışlardır,birçok kez yeniden basılmışlardır.

Gün gelmiş unutulmuş, unutturulmuşlardır! Yıllar sonra dirilircesine yeniden gündeme giren yazarlar, şairler de olmuştur. İlk baskıları sahaflarda bile zor bulunan kitaplar, gün gelmiş baskı üstüne baskı yapmıştır. Üzerlerine sayısız eleştiri yazıları yazılmış, araştırmalar yapılmıştır. ( Nazım Hikmet, Sabahattin Ali, Oğuz Atay, Ahmet Hamdi Tanpınar…)

Bir de kütüphanelerin hiç okunmayan kitapları arasında yer alan, sahafların bile kimi zaman önemsemediği, en ucuza sattıkların kitapların arasına attıkları, orada da satılmayınca sokak sergilerine düşen kitaplar vardır. Okunmaktan değil, atılmaktan yıpranmışlardır. Kapaklarındaki izler, lekeler yaşadıkları serüvenleri anlatır. İşte duymamız gereken kederli fısıltılar bu kitaplardan gelir. Günün birinde, umulmadık bir anda değer kazanabilirler. Belki unutulmuşluktan kurtulurlar ama bu kederlerini yok etmez!

Uzak tarihlerden başlayarak bilinmeyen ya da unutulmuş, tozlu kitapların, dergilerin, defterlerin sesini duyan araştırmacılar olmuştur. Onlar bu fısıltıların izini sürmüş, gün ışığına çıkarmışlardır bu gün okuduğumuz nice kitabı. Kitapların yazarlarını, romancıları ve şairleri bizlere tanıtmışlardır.

Belki de en acısı yazarının, şairinin reddettiği kitaplardır! Yaratırken çektikleri sıkıntıların acısını o şiirleri, öyküleri, romanları unutarak çıkarırlar. Kendilerinden daha çok tanınan kitapları sanki kıskanırlar ya da küçümserler. Unutturmak isterler (Elif Şafak-Kem Gözlere Anadolu). Piyasadan toplayıp yok etmek isterler…(Edip Cansever-İkindi Üstü)

Yaratıcısını, yazarını ve şairini unutturmuş güçlü kitaplar da vardır. Bir anlamda onlar da yaratıcılarına haksızlık etmiş sayılırlar. Don Quijote Cervantes’i, Robinson Crusoe Daniel Defoe’yu… unutturmuştur. Bizim edebiyatımızda da Aşk-ı Memnu’yu -dizilerin etkisiyle- bilenler Halit Ziya Uşaklıgil’i genellikle bilmezler.

Şairlerinin unutmak istediği şiirlere örnek olarak Ahmet Muhip Dıranas’ın “Fahriye Abla”sını, Edip Cansever’in “Masa da Masaymış Ha” şiirini verebiliriz.

Şairini unutturan şiirlere bizim edebiyatımızda da, dünya edebiyatında da rastlayabiliriz.

Klasik sayılan romanlar, öyküler, şiirler bu değerlendirmelerin dışındadır. Onlar yüzyıllardır dünyanın farklı yerlerinde her yaştan okura seslendikleri, yeniden yeniden okundukları için unutulmazlar. Unutulsalar bile bu geçicidir. Onların durumu, çamura düşse de parıldayan altın gibi olmalarıdır.

Kütüphanelerde, kitabevlerinde, sahaflarda, sokak sergilerinde kitap seçerken moda ve reklamın etkisiyle bağıran, çok satmasına güvenen kitapların yerine, özüne güvenmenin alçak gönüllülüğüyle kenarda duran, göze çarpmayan, fısıltıyla varlıklarını belli eden kitapları seçmeliyiz! O kitaplar bize unutulmanın da haksızlık olabileceğini, hatırlamanın da kimi zaman hatırlanandan çok hatırlayanı mutlu ettiğini öğretirler!

Mustafa Başarslan
Üsküdar, Nisan 2014

KİM DUYAR UNUTULMUŞ KİTAPLARIN KEDERLİ FISILTISINI,
Papirüs / İki aylık edebiyat seçkisi / Yıl 4 Kitap 12 / Mayıs – Haziran 2014

Yorumlar

Bir yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çok Okunanlar

Yukarı