Şiir

Mansur Karası | Şiir, Latif Köybaş

mansur-karasi-latif-koybas

MANSUR KARASI

Derin bir denizle söyleşmek gibiydin
kaybolmuş türkülerdi rüzgarın uğultusu
dokunuşlarla dağılırdı güz yelleri
sen ağlarken gecikirdi dönüşler
yıllar sorguladı beni, sonrası hiç.

Yaban güverciniydi akşamüzerleri
kanatlarında mavi masallarla
kimsesizlik kör kurşun bir inat
gecenin gölgesi destansı bir feryat
hangi uzakta kayboldun şimdi
umutlar kırık bir saz söylencesi.
gelmeler tekinsiz yaralı ceylan inlemesi.

Engereğin nefesinde kirli bir dinamit
durmadan tuzak örüyor saatlere
incirde acı süt kokusu, asmada baykuş tutsağı üzüm,
ellerimizde nar çatlağı ayrılık
yüreğimiz tufan bir yoksulluk ölüsü
aldanışlar depremindeyiz
kaçıncı sürgünüyüz hayat denilen kaçamağın.

Sustukça kuşlar ölüyor ormanımda
yazdıkça bir denizin idamı vuruyor kıyıma
çığlık rengi resimler asıyorlar duvarlara
gözleri Mansur karası dudağı Nesimi yangını
yüreği kundaklanmış aşklar kervanı
sonsuza yürüyor dillerinde yorgun rüzgarlarla.

Benim hüzün değirmenim, nergizleri tutsak düşlerim
katledilmiş bir eylül`e ağıt yakan gençliğim
gecenin karnında, ayışığında saklı şimdi
kül desenli kilimler seriyor samanyoluna
sırtlan nefesi kör pusula yarınlara
acısı ipekböceği umut saklıyor kozasında.

Sular nasıl okşarsa nehir taşlarını
öyle okşuyorum gül gölgesinde toprağı
sorular soruyorum çıban yarası bir gurbete
nasıl biter bizim kardelen sürgünlüğümüz
yağmurla konuş, caddelerle sus, adresleri kaybet
dikenle sar yaranı bu cehennem bu kıyamet.

Latif Köybaş

Yorumlar

Bir yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yukarı