Bağlantıda kalın

1001 Belgesel Film Festivali

1997 yılından bu yana düzenlenen Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali’nin bu sene on beşincisi gerçekleştirilecek. Festival yurt içinden ve yurt dışından birçok belgeselciyi ve belgesel kuramcısını seyirciyle buluşturarak yüzlerce belgesel filme de ev sahipliği yapıyor.

Sinema sanatının evrenselliğini önde tutarak, belgesel sinema aracılığıyla farklı toplumların birbirlerini tanımalarının ve anlamalarının da önünü açıyor. 1001 Belgesel Film Festivali’ne katılacak filmlerin seçimi, güçlü ve evrensel bir sinema dili kullanmış olmaları kadar; insanlığı yücelten değerleri, farklı kültürlerin birbirleri yerine geçirilmeden bir aradalıklarını savunmaları; insanlığın gelecek tasarımına katkı sağlamaları; farklı ve derin bakış açıları sunuyor olmaları gibi temel ölçütler çerçevesinde yapılıyor.

Festivalde dünyanın dört bir yanındaki sistem hatalarına dikkat çeken, bellekleri tazeleyen, bilinci uyaran gerçek öyküler gösterilecek. Festivalde filmini göstermek isteyen yönetmenler Mayıs ayında başvurularını yapmıştı.

Festival komitesi’nin Açıklaması : “Sistem Hatası”
Festival komitesi, 1001 Belgesel’in 15. Yıl temasını “sistem hatası” olarak belirlemiş. Siyaset, ticaret, adalet, milliyet, diyanet toplumların ve bireylerin özgür seçimlerini günden güne daraltan yeni egemenlik aklının hizmetinde. Tüm nehirlerin yatağı, aynı bataklığa doğru değiştiriliyor. İnsanın ilkel içgüdü, korku ve refleksleri yaşama hakim kılınıyor. Bilinç, aşırı yüklemeyle tıkanan kanallardan geçip yardıma gelemiyor.

Sistem hata veriyor. Günlük yaşamımıza yoğunlukla giren bilgisayar teknolojisinin “durduğu” ve yeniden başlatılmadan kendini toplayamadığı nokta… “Sistem hatası” söz konusu aygıtlarda “donanım ve yazılım uyuşmazlığı”, “bellekte yetersizliği”, “sistem aygıtlarına binen aşırı yük” ve benzeri nedenlerle açıklanır. Onarım için önerilen ilk çözüm “ sistemin yeniden başlatılmasıdır.” Sistem, belleğe ulaşımın, bu veri, bilgi deposuyla alışverişini hızlandıracak önlemlerle yeniden yapılandırılır.

Bu yıl yitirdiğimiz büyük usta Theo Angelopoulos gibi, “Sinemanın Dünyayı kurtarabileceğine inanmak istiyoruz.”

1001 Belgesel Film Festivali, yeryüzünün en eski metropolünde düzenlenen, İstanbul’un konumunun getirdiği şansla, aynı anda iki kıtada birden düzenlenen tek festivaldir. Ortadoğu, Kafkasya ve Balkanlarla, başka deyişle, günümüz dünyasının en sıcak coğrafyasıyla çevrili konumdadır. İşte bu nedenle, önceki yıllarda olduğu gibi, dünya belgeselcilerinin, sinemaları ve söyleyecek sözleriyle burada olmalarının, bu olağanüstü platformda belgesel sinemanın gücünü göstermelerinin önemine inanıyoruz. Tüm dünya belgeselcilerine 15. kez sesleniyoruz: Yenilenmiş atmosfer içinde, sinemanız, öykülerinizle bu yıl da bizimle, dört gözle festivali bekleyen belgesel izleyicisiyle birlikte olacağınıza inanıyoruz… 15.1001’de buluşmak ve “sistem hatası” ile yüzleşmek üzere…

Ana Program: Gerçeğin 8 Rengi

Festivalin ana gösterim programı renklerle belirlenmiş bölümler altında düzenleniyor ve gerçeğin 8 rengini oluşturacak filmleri sunuyor:

Siyah – İnsanın İnsana Ettikleri: Haklar, haksızlıklar, savaşanlar, savaşılanlar, ezilenler, ezenler.

Kırmızı – İş ve emek, işçi ve emekçi öyküleri
Turuncu – Modern zaman öyküleri
Sarı – Tarihe belge ve sinema ile özgün bakışlar
Mavi – Olağanüstü insanların sıradan, sıradan insanların olağanüstü öyküleri
Mor – Toplum içinde kadın, ailede kadın, çalışan kadın, şiddet karşısında kadın, kadın karşısında şiddet.
Yeşil – Sürdürülebilir bir dünya için uğraşan filmler.
Beyaz- Kültür ve sanat

Ortadoğu Ve Afrika
Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali, düzenlenmekte olduğu İstanbul şehrinin konumu gereği; iki kıtada birden düzenlenen festival olmanın getirdiği sorumlulukla, tüm dünyadan, ağırlıklı olarak da Asya, Afrika ve Avrupa’dan belgesel sinemacılarının buluşma ve ortak söz söyleme platformu olma amacını taşıyor. Bu yaklaşıma uygun olarak, geçen yıl boyu yaygın medya ve sosyal ağlarla izlenen, dünyayı ve özellikle de bulunduğumuz coğrafyayı sarsan, “Arap Baharı” diye de adlandırılan olayların, bir de belgeselci gözüyle, belgesel sinema diliyle izlenmesi düşüncesinden yola çıkılmış. Ortadoğu ve Afrika’daki gelişmeleri izleyen belgesel sinemacılara filmlerini paylaşmak üzere özellikle çağrı yapılmış.

Genç Belgeselciler – İlk Filmler
Türkiye’de belgesel sinemaya olan gereksinim ve ilgi hızla artarken, bunun doğal
sonucu olarak genç sinemacıların bu alanına girişleri de çoğalıyor. İlk filmler sayı ve nitelik olarak büyüyor. 15 yıldır Türkiye’de belgesel sinemanın en köklü platformu olan Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali, bu yıldan başlayarak başarılı ilk filmlerinden bir seçkiyi izleyici ile buluşturuyor; genç belgeselcileri destekliyor. Bu yıl ilk kez, genç belgeselcilerin ilk filmlerinden oluşacak seçki için de başvurmaları için çağrı yapılmıştı.

 

Yorumlar