Bağlantıda kalın

Genel

Ali Hadi Bara

1906’da Tahran’da doğan Ali Hadi Bara’nın ailesi kendisi henüz 4 yaşındayken Türkiye’ye gelip yerleşir. İlkokuldan sonra Fikret Mualla,Turgut Zaim ve Edip Hakkı Köseoğlu gibi isimlerle arkadaşlık kurduğu Saint Joseph Fransız Lisesi’nde okumaya başlar. Resime olan ilgisinden dolayı bu okuldan ayrılıp Sanayi-i Nefise Mektebine kaydolur. Ancak ekonomik durumları kötüleştiği için bir ay sonra okuldan ayrılmak zorunda kalır.

Fransızların işlettiği demiryollarında işe başlar. İki yıl burada çalıştıktan sonra yeniden sınava girer, akademide İlhan Özsoy’un öğrencisi olur ve 1927’de mezun olur. Okulda tanıştığı Bedia Hanım’la evlenir. Devlet bursuyla Paris’e gider. Paris’teki Julian Akademisi’nde Henri Bouchard’ın öğrencisi olur. Ayrıca Charles Despiau’dan özel dersler alır ve ünlü sanatçı Aristide Malilol’un yanında çalışır. İlk yapıtlarında Despiau ve Maliol’un etkileri görülür. 1929’da Paris’te Sonbahar Sergisi’nde yer alan önemli anıtsal yapıtında bu etkiler görülür. Havva eseri, günümüzde İstanbul Resim Ve Heykel Müzesi’nde yer alıyor. Hadi Bara’nın bilinen ilk heykeli olan 1928’de Paris Sonbahar Sergisinde sergilediği Bedia’nın Başı ise günümüzde kayıptır.

1930’da Paris’ten döndüğünde Güzel Sanatlar Akademisi’ne kütüphane memuru ve asistan olarak girer. Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği’ne katılarak bazı sergilerinde yer alır. 1933’te akademideki modelaj atölyesinin başına getirilir. Birliğin 1936’daki ikinci sergisine Paris’ten getirmiş olduğu Havva heykeli ile katılır, bu çalışması ile tüm eleştirmenler ve sanatçıların ilgisini üzerine çeker. Aynı tarihlerde İstanbul Resim Ve Heykel Müzesi girişinde yer alan büyük Atatürk büstünü ve Galatasaray Lisesi bahçesinde bulunan Tevfik Fikret büstünü yapar. İlk anıt eseri olan Adana Anıtı’nın açılışı 1935’te gerçekleşir. 1937’de askerliğini yaparken İstanbul Harbiye’deki Harbiye Atatürk Anıtı’nı yapar.

Cumhuriyetin kurulmasından sonra, başlayan Atatürk anıtları ve heykelleri yapmak furyasına Ali Hadi Bara da katılır; 1932’den itibaren Gemlik Atatürk Heykeli, 1935 Adana Milli Kurtuluş Anıtı, 1941 Barbaros Anıtı ve 1946 Zonguldak Atatürk Heykeli ve İnönü Heykellerini yapar.

1941 – 1943 yılları arasında Zühtü Müridoğlu ile birlikte yaptıkları İstanbul Beşiktaş’taki Barbaros Anıtı klâsik heykel geleneğinin ilgi çekici örneklerinden biridir. Heykel 4,5 mt ve 33 parçadan oluşur ve malzeme olarak bronz döküm tekniği kullanılır. Bara, 1943 yılında ikinci kez askere alınınca anıtın açılışı 25 Mart 1944 tarihinde onbinlerce kişinin katılımıyla gerçekleştilir.

Hadi Bara, 1946-1947 yıllarında Caddebostan Plajyolu’nda kurduğu kendi atölye- evine yerleşir. soyut sanatla ilgilenmeye başlar. 1949 sanattaki gelişmeleri takip etmek için Paris’e gider ve Paris’te öğrenim görmekte olan öğrencisi İlhan Koman, ilgisini yeni soyut sanat eserlerine çeker. Oradaki izlenimlerinin etkisiyle yurda döndükten sonra figüratif çalışmalardan uzaklaşarak soyut anlayışta eserler vermeye başlar. Feza Çağı adlı yapıtı, bu dönemdeki önemli yaptılarından biri olur. Bara, soyut heykele yönelmesinin nedeni şöyle açıklar; Doğa’yı her biri soyut olan biçimlerin birleşmesidir diye anlayınca, bu görüş içinde aramalar yaptım.

1950 yılında tekrar Akademi’de göreve başlayan Ali Hadi Bara, heykel atölyelerinden birisinin başına Zühtü Müridoğlu ile birlikte getirilir. 1951-1953 yılları arasında Anıtkabir çalışmalarına katkıda bulunur. 1954’te ilk demir heykellerini üretmeye başlar. Akademi’de bir demir atölyesi kurdurtur. Kuramsal çalışmalara yoğunlaşarak İlhan Koman ve mimar Tarık Carım ile beraber Türk Grup Espas adıyla bir topluluk oluştururlar. Grup, Fransa’daki Groupe Espace adlı topluluğun düşüncelerine paralel olarak plastik sanatların sentezi konusu üzerinde durur. 1952-56 yılları arasında metal atölyesi kurulur. Atölyede ilk çalışanlar İlhan Koman, Şadi Çalık ve Sadi Öziş olurken; ilk mezunları ise Kuzgun Çetin Acar, Ali Teoman Germaner (Aloş) ve Tamer Başoğlu’dur.

1960’lı yılların ikinci yarısında demir levhalarla çalışmayı bırakır, yeni arayışlara yönelerek organik formları inceler. Uzayda yapılan keşifler onun koni, küre gibi yalın geometrik biçimlerle yaptığı çalışmalara ilham verir.

Döneminin en güçlü temsilcilerinden biri olan Hadi Bara, 1970 yılında üst üste iki kez felç geçirir. 30 Ağustos 1971 günü İstanbul’da hayatını kaybeder.

Bazı eserleri:
1932- Atatürk büstü ve Tevfik Fikret büstü
1933- Mareşal Fevzi Çakmak büstü
1933 – 1935 – Adana Anıtı
1936 – Gemlik Atatürk Heykeli, ikinci bir Atatürk büstü ve Ahmet Rasim büstü
1937- Harbiye Anıtı
1937- Tors
1938- Nazilli Atatürk Heykeli (Zühtü Müridoğlu ile)
1939- Atatürk başı
1941 – 1943 Barbaros Anıtı ( Zühtü Müridoğlu ile)
1945-1946 – Berin Timuçin Başı, Güzin Bara Başı, Zonguldak Atlı Atatürk Anıtı ve Atlı İnönü Anıtı
1952- Boşlukta Sürekli Biçim, Değişebilir Heykel, Tektonik, Boş-Dolu
1956- 28. Venedik Bienali’ne katılan iki demir heykel
1957 – 4. Sao Paolo Bineali
1961 – 6. Sao Paolo Bienali, Paris Rodin Müzesi 2. Çağdaş Uluslararası Heykel Sergisi
1966 – Paris Rodin Müzesi’nin Uluslararası Heykel Sergisi
Organik Form
Kompozisyon
Feza Çağı
Koni

Yorumlar