in

Auguste Rodin

Auguste Rodin 1840 yılında doğdu. 1848 yılında Rodin, Frères de la Doctrine Chrétienne adlı okula kabul edildi. 1850’de okulu bırakıp çizim yapmaya başlayan Rodin 1855’te heykel çalışmalarına başladı. Yedi yıl sonra 25 yaşındakı kız kardeşi Maria’nın ölümü onu çok etkiledi ve rahip adayı olmak üzere Pères du Très Saint Sacrement’e kaydoldu.
1864’te Musée d’Histoire Naturelle’de heykeltıraş Barye’nin kursuna katıldı. Carrier-Belleuse ile dekoratif işler üzerine çalışmaya başladı. Terzi Rose Beuret ile tanıştı ve ona işlerinde yardımcı oldu. “Kırık Burunlu Adam” adlı çalışması Paris Salonu tarafından reddedildi.

Rodin ve Rose’un oğlu, Auguste-Eugéne Beuret 1866’da doğdu. 1870 yılında Fransa ve Prusya arasında savaş başlaması ile Carrier-Belleuse sayesinde Belçika’ya gitti ve orada Carrier-Belleuse ile beraber Belçika Borsası’nın dekorasyonu üzerinde çalıştı. 1873’de Antoine-Joseph van Rasbourg ile ortak oldu. Carrier-Belleuse’un Paris’e dönmesiyle, ortak çalışmaları sona erdi.

Auguste Rodin Gezmek üzere 1876 yılında gittiği İtalya’da kaldı. Floransa’da Michelangelo üzerine incelemeler yaptı. “Mağlup” adı altında, Tunç’un Çağı (1877) adlı çalışmasını Cercle Artistique, Brüksel’de ve daha sonra Paris Salonu’nunda, 1870 savaşını anmak üzere sergiledi. İnsan üzerinden birebir alçı yapmakla suçlandı, ancak meslektaşlarının verdiği ifadelerle temize çıktı.
Fransız hükümeti, “Tunç’un Çağı”nı satın aldı (1880) ve Rodin’e tamamlaması 40 yıl süren, “Cehennemin Kapıları”nı sipariş etti. 1887 yılında Rodin, “Légion d’honneur” madalyasıyla şövalye ilan edildi.

1882’de yazar ve ressam arkadaşlarından oluşan bir büst-heykel serisine başlayan heykeltıraş bir yıl sonra safiye ile tanıştı ve aralarında bir ilişki başladı. 1891’de kendisine “Balzac Anıtı” sipariş edildi. Fakat Victor Hugo projesi reddedildi. 1893’de Société Nationale des Beaux-Arts Heykel Bölümü’nün başkanı oldu. 1895’de “Calias’in Sakinleri” adlı çalışmasına başladı.Daha sonra Puvis de Chavanne cemiyetinin başkanı oldu.

1898’de “Balzac” ve “Öpücük” adlı eserler Champ-de-Mars’deki Galérie des Machines’de sergilendi. Fakat Société des Gens de Lettres, Balzac çalışmasını reddetti. 1900’de “Place de l’Alma’da Pavilion Rodin”i açtı. Bu girişim çok başarılı oldu ve sergilenen 150 yapıt ona uluslararası bir ün getirdi. 1901’de Venedik Bienali’nde ve Üçüncü Berlin Secession’unda yer aldı.

1903’de Légion d’honneur’un başına geçti. “Uluslararası Ressam, Heykeltıraş ve Baskı Sanatçıları Derneği”nin başkanı oldu. Berlin, Londra, Venedik ve New York’ta sergileri sunuldu. “Düşünen Adam” adlı eseri 1906’da Panteon’un önüne yerleştirildi.

1908’de İngiltere Kralı VII. Edward, Rodin’i ziyaret etti. New York’taki Metropolitan Müzesi, Rodin’in birçok eserini koleksiyonuna dahil etti. 1914’te Charles Maurice’in yardımıyla “Fransa’nın Katedralleri” adlı kitabı yayınlandı ve çok takdir topladı. Rodin 1916’da eserlerini Fransız hükümetine bağışladı, böylece etrafında olan ve mirasıyla ilgilenen kadınların ilgisinden de kurtulmuş oldu.

1880 yılında Fransız devleti yeni açılacak Paris Dekoratif Sanatlar Müzesi için Rodin’e bir kapı ısmarladığında Rodin 40 yaşında idi. Müze açıldığında kapının yetişmemesinden dolayı bir skandal meydana geldi. Dante’nin İlahi Komedi’sinden esinlendiği Cehennem Kapısı üzerinde 10 yıl boyunca çalışmıştı. Kapının üzerindeki 200 figürü tek tek, birbirinden bağımsız da ele almıştı. Bu eserde “Düşünen Adam” kapının en tepede yapılmıştı. Adem ve Havva ise kapının iki yanında idi. Kapı, Rodin’in ölümünden sonra bronza döküldü.

En büyük skandal Balzac heykeli ve Victor Hugo anıtıdır. Rodin’in, Victor Hugo’yu anadan doğma, çıplak, bir kayaya oturtarak şekillendirmesi Fransızlar’ı şoka uğratmıştır.
Balzac heykelinin öyküsü daha da çetrefillidir. Edebiyatçılar Birliği’nin ısmarladığı heykele, Rodin sonunda bir palto giydirmiştir, ancak koca göbeğiyle ve tepeden bakışlarıyla bu heykel, Fransız sanat çevrelerini ikiye ayırmıştı. Rodin’i savunanların başında Emile Zola gelmektedir. Ancak çok geçmeden bu ayrışma, heykeli beğenenler ve beğenmeyenler olmaktan çıkıp Dreyfusçüler ve Dreyfüs karşıtlarına dönüşünce, yani olay sanatsal arenadan politik arenaya geçince, Rodin heykelini sergilemekten vazgeçti.

Auguste Rodin yazışmalarında, “Balzac”ın, en beğendiği eseri olduğunu vurgular. Herkesin bayıldığı “Öpüş” eserini ise “eğlenceli ama sıradan” diye niteler. Bütün bu skandal ya da çatışmalarda, Rodin her seferinde yalnızlığa ve çalışmaya gömülür. “Nasılsa zaman beni haklı çıkaracak” der.

Auguste Rodin düşünce adamıdır ve eline matkap çekiç alıp hiç taş ya da mermer yontmamıştır. O tasarlamış ve araştırmıştır. (Örneğin, Balzac heykeli için 6 yıl araştırma yapmıştır). Antika eser ve belge toplamış, sürekli çizim yapmış, sonra ulaştığı sentezi, üç boyutlu kilden, alçıdan yaratmıştır. Taşı yontmak, mermeri işlemek, bronzu dökmek atölyede çalışanların işidir. Her eserini farklı boyutlarda, farklı ölçeklerde gerçekleştirdiği gibi, bunlar üzerine çeşitlemeler uygulamıştır. “Parçaları ayrıştırmaya, yeniden birleştirmeye çalışıyorum, prova yapan bir terzi gibi…” der.

Rodin’in yaptıkları şöyle sıralanabilir:
* Heykel sanatını Akademizm’den kurtarmıştır.
* Heykeli süslemelerden arındırmıştır.
* Anıtsallığın yerine insancıllığı yeğlemiştir.
* Heykele dramatik gerilimi katması, insan trajedisini, duyguların ve tutkuların yoğunluğunu katması farklılığıdır.

Yorumlar

Bir cevap yazın

Loading…

0

0 comments

Oylamak ister misin?

0 puan
Upvote Downvote