Bağlantıda kalın

Genel

Bedri Rahmi Eyüboğlu

1911 yılında Giresun’da doğan Bedri Rahmi Eyüpoğlu dünyaca tanınmış bir ressam ve şairimizdir. Sanat eğitimine Güzel Sanatlar Akademisinde başlayan sanatçı Paris’te resim öğrenimi görmüş ve hayatı boyunca bu alanda eğitim vermiştir.

Geleneksel süsleme ve el sanatlarında kullandığı folklorik motifleri batı teknikleriyle birleştirerek eserler üretmiştir. Heykel, vitray, hat, serigrafi, gravür, seramik ve litografi gibi değişik formlarda eserleri vardır. Şiirlerinde de masal, söylence ve türkülerden yola çıkmış, doğaya, insana ve yaşama olan sevgisini, toplumsal sorunları işlemiştir. Karadut en tanınmış şiiridir.

Nazmi Ziya Güran ve İbrahim Çallı’nın öğrencisi olan Eyüboğlu İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’ni bitirmeden 1931’de Paris’e gider. Edebiyat alanında da Ahmet Haşim’den estetik ve mitoloji dersleri alır. Fransa’da Gauguin ve El Greco gibi beğendiği ustaların resimlerini bulundukları müzelerden kopyalar. Van Gogh, Gauguin, Cezanne’den çok etkilenir. Bir ay kadar André Lhote Atölyesi´nde çalışır; ilerde yaşamını birleştireceği Ernestine Letoni ile burada tanışır. Matisse, Brague ve Chagal’ın resimleriyle Türk kilimlerini ve minyatürlerini inceledikten sonra 1933 yılında Yavuzlu ve Gülcemalli resimlerini yapar.

Bir yıl da İngiltere’de kaldıktan sonra Türkiye’ye dönen Bedri Rahmi Eyüboğlu, 1934 yılında, Yeni Adam Dergisi’nde ressam olarak çalışmaya başlar. Şiirleri de edebiyat dergilerinde yayımlanmaya başlamıştır. “Yol İnşaatı” konulu resmi ile katıldığı Akademi Diploma yarışmasında üçüncü olunca bu sonuçtan memnun kalmayarak yeniden yarışmaya hazırlanmak için mezun olmayı istemez.

1934’te 30 resim ile D Grubu Sergisi’ne katılan Eyüboğlu, bazı resimlerini de Ernestine’in resimleri ile beraber sergilenmeleri için Romanya’ya yollar. 1935’te ilk kişisel sergisini Bükreş’te Hasefler Galeri’sinde kendi katılımı olmadan açmış olur.

Çerkeş’te bir firmada çevirmen olarak çalışırken çocukluğunun manzaralarını yeniden keşfeder. Buradan dödüğünde Tan Gazetesi’nde daha sık yazmaya başlar. İstanbul’a yerleşir ve “Eren” adını alan Ernestine Letoni ile 1936’da evlenirler. Tekel Genel Müdürlüğü´nde işe girerek vitrin düzenleyici olarak göreve başlar. O zaman çıkarılan Sipahi Ocağı sigarasının kapağındaki “Koşan Mızraklı Atlar” figürünü kendisi tasarlar.

Güzel Sanatlar Akademisi´nin 1936 yılında Diploma Yarışmasında “Hamam” adlı çalışması ile birinci olduktan sonra nihayet buradan mezun olur. Cumhuriyet devrinin ilk yurtdışı sergisi olan ve Sovyetler Birliği´nde açılan Türk Resim ve Heykel Sergisi´ne üç resim ile katılır.
Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun akademik kariyeri 1937’de, Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü başkanı olan Fransız ressam Leopold Levy’in kendisine asistan olarak seçtiği birkaç genç ressamdan biri olunca başlar. Eski resim öğretmeni Nazmi Ziya Güran ile ilgili kitabını Akademi Başkanı Burhan Toprak’ın Türk ressamları hakkında kitap hazırlatması üzerine yazar.

1938’de Chp’nin Yurt Gezisi programı kapsamında Edirne´ye gider. Bu gezide insan figürü olmayan doğa resimleri çizerek yöresel motifleri resmeder. Aynı yıl çıkan Ses Dergisi yazarları arasında yer alarak resimlerini, desenlerini ve deneme yazılarını yayımlar. 1939’da Birinci Devlet Resim ve Heykel Sergisinde “Figür” adlı çalışmasıyla üçüncülüğü Arif Kaptan ile paylaşır.

1941’de ilk şiir kitabını “Yaradana Mektuplar” yayımlanır. Şiirlerinde halk edebiyatının masal, deyiş gibi türlerine karşı duyduğu hayranlığı yansıtır.

1940’lardan sonra ilgilenmeye başladığı duvar resimlerinde Bedri Rahmi Eyüboğlu, Paris’te İnsan Müzesi’nde ilkel kavimlerin sanatını inceledikten sonra güzelin yararlı, yararlının güzel olabileceği görüşünü benimser ve bu görüş doğrultusunda çalışır. Yurtiçi gezileri programına ikinci kez katılır ve İskilip’te iki hafta kaldı. Bu gezi, resim anlayışını etkiler ve değiştirir. Resimlerinde yoğun olarak halay çekenler, han avluları, çocuk emziren kadınlar, saz çalan aşıklar temalarını kullanmaya başlar. 31 Ekim 1942 tarihinde Dördüncü Devlet Resim ve Heykel Sergisi’nde ikincilik ödülünü kazanır.

Mimar-sanatçı işbirliğinin gerekliliğine inanan Bedri Rahmi Eyüboğlu, Ortaköy Lido Havuzları için duvar resimleri çizer. 1945-1947 yılları arasında kağıt ve tahtta üzerine yaptığı “Mari´nin Portresi”, “Alis I”, “Alis II” gibi önemli portre dizisini oluşturur. 1946’da Ankara Büyük Tiyatro´nun (operanın) girişindeki kapıların üstüne “Kız Kaçırma” konulu freskle ikinci duvar çalışmasını yapar. 1946’da UNESCO´nun Paris’te düzenlediği uluslararası sergiye gönderdiği resimleri ilgi çeker.

1947 yılında, genç sanatçılardan oluşan “10´lar Grubu”nun kurulmasına öncülük etti. Şiir yazmaya da devam eden Eyüboğlu, 1948 yılında ikinci şiir kitabı “Karadut”u çıkarır. 1947 yılında eşiyle D grubundan ayrılır. 1950’de 150 resimden oluşan “Retrospektif” sergisi düzenler ve büyük beğeni toplar.

Sergiden sonra Paris’e eşinin yanına giderek müzeleri gezer ve İnsan Müzesi´nden çok etkilenir. Yine “Güzel yararlı olmalıdır” görüşünden hareketle “Yazmacılık” geleneğine yeni bir yorum getirir. Paris’ten dönünce İstanbul’da Maya Sanat Galerisi’nde sergi açar. Kariye Camisinin düzenlemesini yapar ve Bizans mozaikleriyle ilgilenmeye başlar.

1951 yılında, “Küçük Sahne”yi süsler. İlk “Yazma Sergisi”ni açar. 1953’te Yazmaları ve özgün baskıları Philadelphia Print Club da sergilenen Eyüboğlu’na 14 Eylül’de Times dergisi iki renkli sayfa ayırır. 1954 yılında “Türk Tepsisi” adlı motifi ile Steuben Glass adlı bir firmanın düzenlediği yarışmada ödül kazanınca bu motif kristale oyularak sergilenir.

Bir süre Yeni Sabah gazetesinde çalıştıktan sonra, 1952- 1958 yılları arasında Cumhuriyet gazetesinde düzenli olarak yazıları çıkmaya devam eder. 1953’te üçüncü şiir kitabı “Tuz”, 1956’da ilk düzyazı kitabı “Canım Anadolu”, 1957’de “Üçü birden” adlı kitabını yayımlar.

Çalışmalarını büyük boyutlu mozaiklerle sürdüren Eyüboğlu 1954-1957 yılları arasında Hilton ve Divan otellerinde ve KLM İstanbul merkezindeki panoları yapar. 1957 yılında Tokyo özgün baskı Bienaline katılır ve 1958 yılında 1958 Brüksel Expo’sundaki Türk Pavyonu için yaptığı 227 metrekarelik çalışmasıyla altın madalya alır. 1959 yılında ise Paris´te Nato merkezine 50 metrekarelik bir pano hazırlar.

1961’de aldığı Rockfeller Bursu ile eşi ile birlikte ABD’ye giderek 2 yıl çalışmalarını yurtdışında sürdürme fırsatı bulur. Burada zengin renklerle soyut biçimlere yönelen Bedri Rahmi Eyüboğlu farklı renker ve teknikler bulmak için deneyler yapar. Bu süreç çalışmalarına başka bir boyut kazandırır. Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley’de iki yıl misafir profesör olarak çalışır. 1961’de Unicef çocuklar yararına “Eşeğin Üzerinde Çocuklarını Taşıyan Anadolu Köylü Kadın” motifi Amerika´da kartpostal olarak basılır. 1962’de ise New York Modern Sanat Müzesi “Zincir” adlı resmini satın alır. Panolar da yapan sanatçının en son panosu Etap Oteli girişindeki Güvercinler çalışmasıdır.

12 Mart sürecinde kardeşi Sabahattin Eyüboğlu’nun gözaltına alınmasıyla toplumsal içerikli resimlere ağırlık verir.

Bedri Rahmi Eyüboğlu pankreas kanseri sonucu 1975 yılında yaşama veda eder. 2006’da hayatını konu alan “Gözleri Anadolu’yu Gören Adam” adlı belgesel filmi çekilir. 2009 yılında ise İskilip’te Bedri Rahmi Eyüboğlu Müzesi açılır.

Galeri Maroon’daki Eserleri: http://www.maroon.com.tr/galeri/Bedri-Rahmi-Eyuboglu

Yorumlar