Benim Adım Sıçan; Islak Sıçan…

İzmir 17. Tüyap Kitap Fuarı başladı. Hem de ne başlama! Yağmuru da takmış peşine gelmiş. Giderken değil ama dönüşte otoparktan arabayı almak için kat ettiğim yol boyunca bir an  yakamı bağrımı açıp, vur ulannn ben ölmemmm; bu kadar mı gücün ha, bu kadarrr mııı! diye canından bezmiş adam çığlığı atmama ramak kalmıştı. “Benim adım Sıçan,Islak Sıçan..” desem, yanlış olmayacak kılıktaydım burnumdan damlayan sularla. Şemsiye? Ne şemsiyesi, delikanlı adamı bozar…

Sırrakalem de, o sırada beni bi kenara atmış, kitaplarına sarılmış koruma telaşı içindeydi zaten, ondan  fayda yok-tu. (Kitapları kıskandım, bir sarılıyor ki akıllara zarar.) Zaten içeride yani kitap standlarının arasında hanımefendiyi zaptetmek mümkün değil; bir ara şimdi çantasından kar maskesini çıkarıp, yolda gördüğü  ilk kamyonu gasp edecek, fuar alanına dalacak ve  dolduracak hepsini diye telaş bile ettim. Belim ağrıyor, kendisi naif- nazik kadın o kadar kitabı taşıyamaz e ben de kıyamam; etme gitme gel haftaiçi sakin sakin gezer istediğin kadar alırsın diyorum ama dinleyen kim? Özür dilerim, bu dinlemiş hali… 

Yağmurun çamurun, kalabalığın arasından sıyrılıp Kırmızı Kedi Yayınevinin standında, okuyucularını bekleyen Yücel İzmirli- Zuhal İzmirli’nin (Yücel İzmirli edebiyat hocam olur)  yanında aldık soluğu. Eşi ile birlikte yazdıkları sekizinci roman olan, “Rodoslu Ahter”‘ in imza günü ve İzmir’de Göç Öyküleri” konulu söyleşi ile Kitap Fuarında yerlerini almıştı ve bizim ilk gün gidiş nedenimiz de buydu. Buydu ama tabii ben Sırrakalem’i unutmuştum.  O topal ayağım ile ( siyatik çıktı başıma,  sol ayağımı sürüyorum resmen) bir de YKY, Kırmızı Kedi, Kırmızı, Ayrıntı, Metis,  Sel gibi belli başlı yayınevlerinin standlarını dolanmak, kitap kapaklarını sevmek, kitapları mıncıklamak ve Sırrakalem’in, kitaplara yönelik taaruz, taciz gibi eylemlerini savuşturmaya çalışmak zorunda kaldım.

Kitap alıcaz efendim, almayacak değiliz ama bugün değil… Birincisi, ilk gün indirim olmaz fuarlarda, anneniz size öğretmedi mi? O indirim laflarına bakmayın, son günleri bekleyin. Daha da düşer fiyatlar ikincisi yahu ayağım berbat… kalabalık… acelemiz ne, alırız. Tamam benim de içim gidiyor, tamam benim de elim cüzdana uzanıyor ama bi durun kardeşim!

Kitabı bol  kalabalığı  kuru olmayan bir fuar. Ama panel ve söyleşiler için aynı şeyi söylemek mümkün değil. İvana Sert var konuşmacı olarak.. Konu: Moda, burası da zaten Milano. Ben de 2012 yaz kreasyonunu sergiliyorum, İvana puan verecek. Onur Konuğuna hiç girmeyeyim, büyük polemik çıkar.  

Yorumlar

Bir cevap yazın

Loading…

0

0 comments

Oylamak ister misin?

0 puan
Upvote Downvote