in

Düşlere Eşlik Etmek

9 ülkeye, 2 minik ülkeyi de sayarsak 11 ülkeye motosikletle yapılan bir yolculuktan söz edeceğim sizlere.

Aslında benim için de bir ilk, bir serüven. Önceden kalma bir italyan shengen vizesi, motor ve ben. Bir yığın bürokratik ayrıntı halledildi. Giyecekler, aç kalırsam günlerce yetecek yiyecek, ilkyardım malzemesi, motor bakım gereçleri, eksi derecelere yetecek sürüş ekipmanı, kamping malzemesi… Shengen ülkeleri, transit geçişler, trafik kuralları, şehirler, sokaklar, yaşamlar… Ve her şeyiyle bir bilinmez. Neredeyse 4 çanta ve kampingler. Motor bakımları yaptırıldı, tek uzakizler bir dostuma ailemin iletişim numaraları bırakıldı ve gaz… Turun adı en çok kullandığım tümce : ONE PERSON, ONE NIGHT. Yalnız mı? Evet yalnız.

İşten çıkıldı, saat 5 ve yolculuk başladı.

İlk gece Yunanistan, eşsiz lezzet ve güzellik diyarı. Kavala…

İgoumenitsa, İtalya feribotu. Eşsiz güzellikte bir doğal liman. Ancak denize girme olanağı yok yakın çevrede. Olasılıkla atık boşaltan gemilerden dolayı. Meteora’yı gördünüz mü?

Brindisi, İtalya’ya girmek ne demek? Tarihe girmek demek. Lezzete, şaraba, geçmişe… Muhteşem bir UYGARLIĞA!

İtalya doğu kıyıları sanayileşmiş alanlar. Ama yine de olanak varsa bir geçmekte yarar var. Ayrıntıları, güzergahdışı alanları muhteşemdir İtalya’nın. Roma, Milano, Floransa, Pisa, Venedik gibi komünlerine uğramadan olmaz elbette ama içeriler muhteşem. Pompei’yi göridünüz mü hiç? Comune Di Vasto’yu? Göllerini gezdiniz mi ya da Alplerin eşsiz uzantısı Dolomiti’yi?

Yol boyunca dostluklar, selamlaşmalar, canım hiç sıkılmıyor gün boyu. Birileri gelip çanta üstündeki haritayı inceleyip, benim de böyle bir düşüm var diyor.
Monaco, kumar sever misiniz? Kolay para kazanmıyorsanız Monte Carlo’yu tercih etmeyin.

Cote d’azur, Cannes, Nice. Eğer deniz arıyorsanız lütfen Türkiye’nin “herhangi” bir sahilini görmeden gitmeyin. Ancak batının suyu kullanma biçimi çok farklı, minicik bir deresinden, kocaman denizine kadar tertemiz ve eğlenceli.

Dağlar size ne sunar? Ucuz lezzet, tertemiz bir hava, muhteşem güzel oteller, çok ucuza ev şarapları… Dostluk ve doğa. İtalya, Fransa, İsviçre, Avusturya…
Dünyanın en uzun kıyı şeridi İsviçre’de diye düşündüm ilk girince. Gölleri öyle bir değerlendiriyorlar ki insanları okyanuslara açılmış sandım. Muhteşem bir düzen ve temizlik.

Zürih. Yoğun bir Türk nüfus orada da. Plakadan yakalanıp, hemşerim nereye diyorlar. Yardımcı olup tüm ihtiyaçlarınızı karşılıyorlar insan olanları. Şık bir kent.
Liechtenstein. İsterseniz yürüyerek gezebilirsiniz ülkeyi.

Evet geldik Avusturya’ya masalsı ülkeye. Öyle pozlar veriyor ki ülke büyüsüne kapılıp kendinizi bırakmamanız olanaksız. Özellikle dağ köyleri.

Bu arada dağlarda yatacak, yiyecek ve eğlenecek sorununuz hiç yok.

Slovenya, Ljubljana söyleyebilirseniz ne ala. Sevimli küçük bir başkent. Sürprizli ve her Avrupa şehri gibi ırmaklı.

Hırvatistan, Zagreb, turizme hazırlanıyor. Her şehir turizm için neredeyse yeniden imar oluyor. Ama Hırvat usulü etleri denemeyin. Yağsız etleri haşlayıp veriyorlar söyleyeyim.

Sırbistan, Belgrad. İnsanıyla, müziğiyle, yaşamıyla büyüleyici. Skadarlija yalnızca bir sokak.

Bulgaristan, Sofya. Sokakta Türkçe konuşabilirsiniz. İsterseniz cadde boyunca uzanan barlarda bir mola verip lezzetli yemekleriyle sek Burgas Rakı yudumlayabilirsiniz.

Aslında Avrupa’nın şöyle bir özelliği vardır. Herhangi bir Avrupa şehri gördüyseniz tüm Avrupa şehirlerini görmüşsünüz demektir. Ayrıntılarda ayrımlar vardır yalnızca..

Sorunlar çıkıyor aralarda elbette. Biraz da deneyimsizlikle ilgili. Anlıyorsun ki insanın, dini, milliyeti, rengi, cinsi yok. İNSAN mı, değil mi bir tek O.

Yorumlar

Bir cevap yazın

Loading…

0

0 comments

Oylamak ister misin?

0 puan
Upvote Downvote