Bağlantıda kalın

Gus Van Sant – MILK

Amerikan Bağımsız Sinemasının verimli yönetmenlerinden biri olan GUS VAN SANT’ın 2008 yılı yapımı biyografik filmi MILK.

Yönetmen, Amerika’daki eşcinsel hareketinin ve insan hakları savunucularının sembol ismi Harvey MILK’in yaşamının son sekiz yıllık döneminde, ayrımcılığa karşı mücadelesinin paralelinde elde ettiği politik kariyerini, kişisel ilişkilerini ince bir işçilikle şekillendirip kelimenin tam anlamıyla bu saygı duyulası hayatın hakkını veriyor.

İçerdiği diyaloglarla da gerçeğine birebir sadık kalınarak oluşturulmuş filmin politik alt yapısının sıkıcı bir öğreticilikten uzak olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bununla birlikte filmdeki bazı sahneleri kurgulamamış görüntülerle de pekiştirmiş olmasıyla filmin genel havasına ayrı bir zenginlik katıyor SANT.

Vizyona girdiği dönemde de çok konuşulan ve olumlu eleştirilerle karşılaşan MILK, Amerikalı bir eşcinsel olan Harvey MILK’in etrafında gelişiyor. 1977 yılında San Francisco Şehir Meclisi’ne seçilerek cinsel tercihini saklama gereği duymadan bir devlet kadrosunda üst düzey yöneticiliğe gelmiş ilk kişi olan Harvey MILK(Sean PENN), bilinci eyleme dönüştürebilen bir karizma ve gerçek anlamda bir “inanç adamı”olarak hafızalara kazınıyor. Aldığı siyasi yenilgilere rağmen eşit olmayan koşullarda bile muhafazakar rakipleriyle çarpışma rotasına girmekten kaçınmayan bir kararlılık abidesi, farklı sınıf ve kültürlerin dili olabiliyor.

Sean PENN, MILK’teki bir eşcinseli canlandıran olağanüstü performansıyla her rolün üstesinden kolaylıkla gelebileceğini bizlere bir kez daha kanıtlayarak ‘En iyi Erkek Oyuncu’ dalında Oscar ödülü almıştır. Filmde ayrıca Spiderman serisinden de tanıdığımız James FRANCO (Scott) ve Oscar ödüllü ‘İhtiyarlara Yer Yok’ filminden tanıdığımız Josh BROLİN (Dan White) ise yardımcı rollerde.

Oyunculukların zirvede oluşu, cast seçimindeki kusursuzluk ve kullanılan footage yönteminin filme belgesel niteliği de kazandırmış olması nedeniyle toplamda oldukça iyi, izlenmesi gereken izlerken içimizdeki homofobiyi öldüren umudun öyküsü.

Yorumlar