Bağlantıda kalın

IFF – Festival Günlüğü

Festivalde Dün;

Emek Sineması İçin Mücadele Devam Ediyor: Dün festival takipçilerinin gündemindeki en önemli etkinlik Emek Sineması’nın önünde yapılan alternatif festival açılışıydı.

Emek Sineması’nın yıkımını protesto amaçlı sinemanın önünde toplananlar, 28 yıl İstanbul Film Festivali’ne ev sahipliği yapmış bu tarihi sinemanın içine girmeyi başardı. Festival süresince Emek’e destek gösterileri sürecek.

Bille August, Yeniden! Dün Nişantaşı Citylife City’s Sinemaları’nda Bille August, yönetmenliğini üstlendiği Lizbon’a Gece Treni filminin gösterimine katıldı. Gösterimden önce kısa bir konuşma yapan August, filmin Türkiye’deki galasına katılmaktan dolayı çok heyecanlı olduğunu belirtti. August, 1970’lerin faşist diktatör Salazar Lizbon’unda geçen bu arkadaşlık, ihanet, baskı ve devrim hikâyesini beyazperdeye aktarırken yaşadığı en zor anın hikâyenin ne kadarını aktarması gerektiği konusundaki karar sürecinin olduğunu söyledi.

Sırp Ustadan Kendini Keşfetme Hikâyesi: Sırbistan’ın Oscar adayı Gün Doğarken’in Feriye Sineması’ndaki gösterimi, filmin başrol oyuncusu Mustafa Nadarevic’in katılımıyla yapıldı. Emekli bir müzik öğretmenin, bulunan eski bir kutunun içindekiler yüzünden alt üst olan dünyasını izlediğimiz filmin sonunda seyirciler duygulu anlar yaşadı. Filmin gerçek bir hikâyeden esinlendiğini söyleyen ve konuşurken duygulanan oyuncu, filmde gösterildiği gibi, Sırbistan’da soykırımın hatırlanmamasının doğru olup olmadığı sorusu üzerine filmin çekilmemesi için baskı gördüklerini anlattı. Filmden sonra, kampın bulunduğu alana bir anıt yapılacağını da sözlerine ekledi.

Festivalde Bugün

Kötülüğün Sıradanlığı: 20. yüzyılın önemli düşünürlerinden, “kötülüğün sıradanlığı”nı ifşasıyla dünyayı sarsan Hannah Arendt’in yaşamının bir bölümünü konu alan Hannah Arendt, Berlin’den sonra İstanbul Film Festivali’nde gösterilecek. Yeni Alman Sineması’nın öncülerinden feminist yönetmen Margarethe von Trotta’nın bu son filminin Atlas Sineması saat 19.00’daki gösterimine, filmde Hannah Arendt’i canlandıran ünlü Alman oyuncu Barbara Sukowa katılıyor. Sukowa, gösterimin ardından izleyicilerin sorularını da cevaplayacak.

Boşnak Oyuncu Bir Kez Daha Festival Seyircisiyle Buluşuyor: Boşnak oyuncu Mustafa Nadarevic, başrolünde yer aldığı Goran Paskaljevic’in Oscar adayı filmi Gün Doğarken’in bugünkü gösterimine de katılıyor. Belgrad’ta yaşayan emekli bir müzik öğretmenin kendini keşfetme hikâyesini izleyip, ardından Nadarevic’e sorularını yöneltmek isteyen sinemaseverler Nişantaşı Citylife City’s Sinemaları’nda saat 19.00’da gerçekleşecek gösterimi kaçırmasın.

Festivalde Yarın

İstanbul’da Yedi Gün Oscar adayı sinemacı, senarist ve besteci Mike Figgis, festival kapsamında iki film ve bir sinema dersiyle sinemaseverlerle buluşacak. 2007 yılında çektiği Çok Yaşa Aşk’ın Pera Müzesi’nde saat 14.00’teki gösterimine Figgis de katılacak. Figgis’in, 2007’deki Gumball Ralli’sini izlemek üzere İstanbul’a geldiğinde yaptığı yedi günlük çekimlerin ardından ortaya çıkardığı film, kalbi kırık bir kadınla bir ralli pilotu arasındaki aşkı anlatıyor.

Mike Figgis’den Dijital Sinemacılık Dersi: Mike Figgis, film gösteriminin hemen sonrasında, yine Pera Müzesi Salonu’nda saat 16.00’da dijital sinemacılık üzerine bir sinema dersi de verecek. Dijital sinemaya ilk adım atanlardan biri olarak Figgis, bu sinema dersinde sinemanın yeni sınırlarından, dijital sinemadan ve konu üzerine yazdığı kitaptan söz edecek. Yerler kısıtlı olduğundan salona erken gelmeniz tavsiye olunur.

Postmodern Bir Cinayet Filmi: Sürekli filmle uğraşan, keşfeden bir sinemacı olan Mike Figgis’in “Ustalar” bölümünde bulunan bir diğer filmi Gördüğüne İnan, tanışma fırsatını kaçıranlar için usta yönetmenin sunumuyla Atlas Sineması’nda saat 19.00’da izlenebilecek. Figgis’in, Mulholland Dr. ve Siyah Kuğu gibi modern klasiklerle kıyaslanan bu yeni filmi, gerçeklikle hayal arasında geçişlerle örülü bir psikolojik gerilim.

Yorumlar