Bağlantıda kalın

Genel

Jean-Paul Sartre

1905 yılında Paris’te doğan Jean-Paul Sartre, kendine özgü olarak geliştirdiği varoluşçu felsefesiyle tanınmış Fransız yazar ve filozoftur. Felsefi içerikli romanlarıyla da tanınan Jean-Paul Sartre,  Varoluşçu Marksizm şekillendirmesi ve siyasetteki etkinlikleriyle 20. yüzyılın en önemli düşünürlerinden biri olur.

Bir anlatıcı, denemeci, romancı, filozof ve eylemci olan Jean-Paul Sartre, Louis le Grand Lisesi’nin ardından, Ecole Normale Supérieure’de, İsviçre’deki Fribourg Üniversitesi’nde ve Berlin’deki Fransız Enstitüsü’nde öğrenim görür. Bir süre öğretmenlik yapar.

1928 yılında Simone de Beauvoir ile tanışır ve ölümüne dek bu ilişki sürer. II. Dünya Savaşı sırasında, naziler tarafından hapse atılmasının ardından Direniş hareketine katılır. Sinekler adlı ünlü oyunu bu koşullarda yazar ve sahnelenir. Ayrıca Varlık ve Hiçlik adlı kendi felsefesini açıkladığı ünlü yapıtını da bu tarihlerde, 1943’te yazar.

1945’te “Les Temps Modernes” adlı edebi-politik dergiyi yayımlamaya başlar. Kitaplarının neredeyse tümü edebi ve politik sorunları işleyen kuramsal metinler halinde olan Sartre, savaş sonrası dönemde ise özellikle politik etkinlikleriyle öne çıkar. Soğuk savaş dönemi süresince, birçok eleştirisine rağmen Sovyetler Birliği’ni destekler ve Fransa’nın Cezayir’e karşı yürüttüğü savaşa karşı çıkar.

Jean-Paul Sartre,  1964 yılında kendisine verilmek istenen Nobel Ödülünü yapıtlarına ve politik konumuna zarar vereceği düşüncesiyle geri çevirir. “121’lerin Bildirgesi” olarak bilinen bildirgeyi imzalar ve 1961-1962 yılındaki büyük gösterilere aktif olarak katılır. 1966-67 yılları arasında Vietnam Savaşı’nda meydana gelen katliamları sorgulamak üzere kurulmuş olan Russell Mahkemesi’nin de başkanlığını yapar.

1968 olayları, politik etkinlikleri giderek artan Jean-Paul Sartre’ın kendi fikirlerini ve geleneksel entelektüel konumlarını da sorguladığı bir dönem olur. Sovyetler’in Prag’a müdahalesinin ve Fransa’daki öğrenci hareketlerinin üzerine, teorik ve politik alanı yeniden değerlendirir ve 1973’te Liberation’u kurar.

1974 yılında gözlerinde büyük oranda görme kaybı oluşunca politik eylemleri yavaşlar. Ancak yine de Batı’nın Doğu üzerindeki baskılarına karşı etkinliklerde yer alır. Bu tutumuyla, Aydınların yeri ve rolü konusunda hem teorik hem de pratik bir örnek olur. Siyasal eylemleri onun edebi ve felsefi yönünü gölgelemez; her şeyden önce, kendisinden iyi bir edebiyatçı ve yetkin bir filozof olarak söz ettirmeyi başarır.

1980’de hayatını kaybeden Jean-Paul Sartre, geride felsefe ve edebiyat açısından büyük değerde metinler bırakır. Özgürlüğün Yolları, Bulantı, Gizli Oturum, Kirli Eller, Sözcükler ve Duvar varoluşçu felsefesini işlediği başlıca yapıtlarıdır.

17. yüzyıldan beri varolmasına rağmen Varoluşçuluk Felsefesi Sartre sayesinde tanınır ve yaygınlaşır. Bu felsefe asıl etkisini Albert Camus ve özellikle de Sartre ile birlikte gösterir. Ancak Jean-Paul Sartre, varoluşçu felsefenin hem felsefi hem de siyasal alandaki taşıyıcısı, uygulayıcısı olmakla bir entelektüel ve filozof olarak ayrı bir yere sahip olur.

Eserleri:

1.      Varoluşçuluk
2.      Altona Mahpusları
3.      Diyalektik Aklın Eleştirisi
4.      Edebiyat Nedir?
5.      Sözcükler
6.      Yazınsal Denemeler
7.      Bulantı
8.      İmgelem
9.      Baudelaire
10.    Ego’nun Aşkınlığı
11.    İş işten Geçti
12.    Varlık ve Hiçlik
13.    Duvar
14.    Çark
15.    Akıl Çağı (Özgürlük Yolları 1)
16.    Yaşanmayan Zaman (Özgürlük Yolları 2)
17.    Tükeniş (Özgürlük Yolları 3)  (Ruhun Ölümü veya Yıkılış olarak da çevrilmiştir.)
18.    Toplu Oyunlar (Gizli Oturum, Mezarsız Ölüler, Sinekler, Kirli Eller, Şeytan ve Yüce Tanrı, Saygılı Yosma)
19.    Hepimiz Katiliz (Sömürgecilik Bir Sistemdir)
20.    Tuhaf Savaşın Güncesi
21.    Yöntem Araştırmaları,
22.    Aydınlar Üzerine
23.    Yahudi Sorunu
24.    Estetik Üstüne Denemeler

Yorumlar