Kazım Kızıl: "Çıkınca önce kamerama sarılacağım"

Referandumun ardından İzmir’in Bornova ilçesinde Yüksek Seçim Kurulu (YSK) protestosunda gözaltına alınıp tutuklanan belgeselci Kazım Kızıl, cezaevinden çıkınca önce kamerasına sarılacağını söyledi.

Kamera Sokak muhabiri Kızıl, ‘cumhurbaşkanına hakaret’ suçlamasıyla protestoda tutuklanan yedi kişiden biri.

İzmir Menemen T Tipi Cezaevi’nde Tutuklu bulunan Kızıl, Cumhuriyet’ten Seyhan Avşar’ın sorularını yanıtlarken hakaret etmenin kendi üslubu olmadığını söyledi.

“Eleştiri cümleleriyle söyleyemeyeceğim bir şey yoktur ki hakaret cümlelerine başvurmam gereksin” diyen belgeselci, hakkında iki dava, bir de soruşturma olduğunu kaydetti.

İki davanın takip ettiği haberler, soruşturmanın ise ‘Barış için Sinemacılar’ ekibinden olması nedeniyle açıldığını ifade eden Kızıl, “Metin Altıok’un sözleriyle durumu özetlemem gerekirse ‘Tekinsizim kimilerine göre, ibret için yakılması gereken.’ Amaç belliydi. Polis şiddetinin video kaydıyla belgelenmesini engellemek. Ama tüm bunlara rağmen söylemeye devam edeceğim. ‘Gazetecilik suç değildir’“ dedi.

‘Erdoğan marşları kulaklarımda’

Hayatında ilk defa cezaevine giren belgeselci, psikolojik taciz ve baskılarla karşılaştığını, uzunca bir süre ‘Erdoğan marşlarının kulaklarında çınladığnı’ anlattı.

Kızıl, şöyle devam etti: “Neyse ki sonrasında içimden sürekli okuduğum Neşat Ertaş türküleri ve Turgut Uyar şiirleri ile marşlara ısınmamış kulağımdaki izleri sildim. Sekiz kişilik koğuşta, 19 kişi kalıyoruz. Yani beş arkadaşımız yerde yatmakta. Mektuplar günlerce okuma komisyonunda bekliyor.”

Koğuştaki kitapları birkaç günde bitirdiğini aktaran belgeselci, “İngilizcemi geliştirmeye başladım. Deneme, makale, öykü yazıyorum. Sait Faik’in dediği gibi ‘Yazmazsam çıldıracaktım’“ diye konuştu.

‘Kamerama sarılacağım’

Kızıl, tahliye olunca yapacaklarını da şöyle anlattı: “Çıkınca önce ona (kamera) sarılacağım, sonra aileme ve dostlarıma. Sonra bir tatile çıkmak istiyorum. Kırlarda dolaşıp çiçeklere bakacağım. Nehirlere atlayacağım. Biraz delirmek istiyorum. Çünkü beni delirten bu cezaevi değil. Özgürlüğün ta kendisi.”

Yarım kalan belgeseller

Kızıl, tutuklanmadan önce ‘görünen ve görünmeyen çocuk işçiliğine dair’ kısa belgesellerden oluşan bir seri üzerinde çalıştığını, tütün işçisi ailesiyle birlikte çalışan, ücret almayan, bu yüzden işçi sayılamayan çocukları anlatan ‘Nerdesin Arkadaşım’ adlı serinin ilk belgeselinin kurgusunun bittiği bilgisini verdi.

Belgeselci şöyle devam etti: “İsmini Yaşar Kemal’in çocuklarla yaptığı röportajlardan oluşan kitabı ‘Nerdesin Arkadaşım’dan alan bu belgeselde çocukluğumun yansımaları mevcut. İkinci film ise Suriyeli çocuk işçiler olacaktı. Bir de İzmir’de özellikle Bayraklı’da hemen hemen tamamı yandaş holdinglerin diktiği gökdelenleri anlattığım, ‘İzmir’in Penisleri’ belgeselim üzerine çalışıyordum.”

Röportaj: Seyhan Avşar, Cumhuriyet 

Oylamak ister misin?

0 puan
Upvote Downvote

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Comments

0 comments

Şafak Eyüboğlu Şiirleri – 11

Akdeniz'de sığınmacı faciası: 34 ölü, yüzlerce yaralı