Bağlantıda kalın

Konstantinos Kavafis

1863 yılında İskenderiye’de doğan Konstantinos Kavafis Çağdaş Yunan şiirinin en önemli isimlerinden biridir. 1850 yılında Mısır’a yerleşen yerleşen İstanbul-Yeniköy kökenli Pedros Kavafis ile Harikleya Fotiyadi`nin dokuzuncu çocuğu olan Kavafis babasını 7 yaşındayken kaybeder. Babasının ölünden sonra İngiltere’ye giderler. Eğitimini burada tamamlar. Babasından kalan şirket iflas edince 1880 yılında tekrar İskenderiye’ye dönerler.

1882 – 1885 yılları arasında İstanbul’da yaşayan Kavafis burada Bizans ve Helen tarihini inceler ve demotiki olarak bilinen halk dilini burada tanır. İskenderiye’ye döndükten sonra uzun bir süre Su İşleri Bakanlığı’nda katiplik yapar.

Eski ve modern Yunanca’nın yanı sıra, İngilizce, Fransızca, İtalyanca, Latince ve Arapça dillerini çok iyi bilen Kavafis 1907 yılında “Yeni Yaşam” adlı genç bir edebiyatçılar grubunun çalışmalarına ilgi duyar. Onların toplantılarına katılır. Özellikle halkın konuşma dilinin kullanılmasını savunan grubun bu görüşüne katılır ve dergilerinde yazılarını yayınlar. Ancak şiirde geleneksel edebi dilin güzelliklerini de yadsımaz. Kavafis şiirlerinde hem geleneksel aydın dilini, hem de halk dilini birleştirmiş ender şairlerdendir.

Kavafis’in ilk şiirleri 1903 yılında Yunanistan’da yayınlanır. 1904’te ise 14 şiirden oluşan ilk ktabı çıkar. 1910’da ilk kitabını 12 şiir ekleyerek tekrar yayınlar. 1911 yılından ölünceye kadar şiirleri dergilerde yayınlanır ve ancak 1935 yılında 154 şiiri toplu olarak yayınlanabilir. Diğer şiirlerinin yayınlanması ise 1963 yılında gerçekleşir. Kavafis en önemli şiirlerini 40 yaşından sonra yayınlayabildiği için kendini yaşlılığın şairi olarak nitelendirir.

Şiirlerinin konusunu genellikle tarihten alan Kavafis’in asıl ilgi alanı olan Helenistik dönem ve Bizans’ı, karmakarışık olaylar, nedensiz gibi görülen savaşlar, sürgün edilmiş kukla krallar, politik dalgalar, kıskanç ve tutkulu sanatçılar çağı olarak görür.

Kavafis 1932 yılında gırtlak kanserine yakalanır. Tedavi amacıyla Atina’ya gider. Yapılan ameliyat sonunda sesini yitirir. İskenderiye’ye döndükten sonra 29 Nisan 1933’te yaşamını kaybeder.

Yorumlar