Bağlantıda kalın

Marcel Duchamp

Çeşme adlı eseri 2004‘te 20. yüzyılın en etkili eseri seçilen Marcel Duchamp, 1887-1968 yılları arasında yaşamış Fransız asıllı Amerikalı sanatçıdır. 1. Dünya Savaşına karşı çıkmış ve ABD’ye yerleşmiştir. Yirminci yüzyılın en önemli sanatçılarından biri olan Duchamp, 2. Dünya Savaşından sonra Amerika’da pop sanat, kavramsal sanat ve minimalizm akımlarının temellerinin atılmasında etkili olmuş bir isimdir.

Günümüz çağdaş sanatçıları üzerinde hala etkili olan Duchamp, Académie Julian okulundan gelmiştir ve ilk eserleri post-izlenimci üslubunda olmuştur. Statükoya karşı duruşu, varolan normları sorgulaması ve eserlerini bu temelde yaratması sanat tarihine çok büyük katkılar sunmasına ve çeşitli akımların doğmasına sebep olmuştur.

Daha ABD’ye yerleşmeden birçok sanatçının eserini “retinal” yani sadece göze hitap eder bulup sanatı “tekrar zihnin hizmetine sunmak gerektiği” eleştirisini getirmiştir. Bu eleştirisi ve tabulara karşı gelen tarzıyla Dada hareketinin dikkatini çeker.

Hazır nesneler (ready-made)
Duchamp geleneksel ve alışılmış, kabul gören sanat yöntemlerini ironi ve yergi katarak yıkma üzerine kurduğu kariyerini, çarpıcı ve ikonoklastik üretimleri yaptığı hazır nesneler ile diğer sanatçılara ilham olmuştur.

Bisiklet tekerleği olarak ortaya koyduğu ilk hazır nesne ile sanatsal yeteneğin antitezi olan bir sürece girmiştir. Böylece geleneksel resim sanatından uzak durmaya ve sanat eserinin kavramsal değerini açığa çıkarmağa çalıştığı görülmektedir.

Duchamp çalışmalarıyla heykeli “yapılan” bir şey olmaktan çıkarıyor onun artık “yapılmış” bir şey olabileceğini gösteriyordu. Buradan hareketle, “hazır nesne” (ready-made) kavramını kazandırıyordu. Aynı zamanda, herhangi bir şey, bir nesne sanat yapıtı olabilirdi, ancak bunun bazı şartları vardı. O şartlar hazır nesne anlayışının özünü oluşturuyordu. Bir nesnenin ya da bir şeyin yapıt haline gelmesi sanatçıya ve onun mevcudiyetine bağlıydı. Nelerin hazır nesne olabilceğini ise, kişisel bir tarihin izini, birikimini üstünde taşıyan olgular belirleyebilir. Bu durum hafıza, benlik, kimlik ve aidiyet gibi kavramlardan yola çıkılarak yapılan sanatın ve Newyork Pop akımının özünü oluşturuyordu.

20. yüzyılın en önemli sanat yapıtı olarak görülen ve Mutt sahte ismiyle seyirciye sunduğu pisuar (Çeşme) ile klasik heykel anlayışını kökten sarstığı kabul edilir. Sahte isim kullanması ise sanatın metalaşmasına, sanat-kapitalizm ilişkisine bir gönderme ve eleştiri olarak kabul görür.

Parodi
En tanınmış parodisi Mona Lisa reprodüksiyonu üzerine çizdiği sakal ve bıyıktır. Herhangi bir nesneyi sanat eserine dönüştürerek sanat eserinin kavramsal değerini açığa çıkarma üzerine kurduğu sanat anlayışıyla yüksek sanat, kültür ve popüler/pazar ürünler hakkındaki geleneksel düşünce ve yapıyı hedef almıştır. Görsel parodilerine verdiği isimlerle bu etkiyi güçlendirir.

Çeşme (pisuar) isimli eserini “R. Mutt” (Bir yandan Amerikalı sanatçı tarafından yapılmış izlenimi verirken bir yandan da Almancadaki Armut – fakirlik kelimesinin anlamını da kullanarak) olarak imzalaması, üzerine sakal çizdiği Mona Lisa’yı (Fransızca “elle a chaud au cul” olarak okunup “kızın kalçaları yakıcı” olarak tercüme edilebilecek) L.H.O.O.Q. olarak adlandırması en göze çarpan örneklerdir.

Yorumlar