Bağlantıda kalın

Genel

Mehmet Güleryüz: Sergi ve Söyleşi

Ünlü ressam Mehmet GüleryüzBELKİ isimli resim sergisi ile bugün İzmirli sanatseverler ile buluşuyor. Konak Pier Nar Artiz Galeri‘de 12 Aralık 2013 18:00 itibariyle açılışı yapılacak olan sergi, 13 Ocak 2014 tarihine kadar açık kalacak. Sergide sanatçının yağlı boya çalışmaları yer alacak.

Güleryüz ayrıca, 13 Aralık Cuma günü saat 17:00’de İzmir Key Hotel‘de İzmirli sanatseverler ve güzel sanatlar öğrencileri ile bir söyleşi gerçekleştirecek.

Sergi Kataloğundan:

Akıl, göz ve el arasında ömür boyu süren bir evliliğin ürünü olan Mehmet Güleryüz’ün yapıtları; bireyselle toplumsalın kesiştiği noktada, sanat, siyaset ve kimlik gibi konulara özenli bir yaklaşımı yansıtır.Güleryüz , sanat eylemiyle ilişkisi istikrardan uzak olan bir ülkede, hem Batı geleneğini yansıtmayı, hem de Türkiye’nin yaşayan kültürünü geçmişi ve bugünüyle kurduğu ilişki dolayımında istihdam etmeyi başarmıştır.Kişisel olanla siyasi olanı, cinsel olanla toplumsal olanı birbirine geçirerek bileşik metaforlar yaratan sanatçı; bunu yaparken, uygulama ve tefekkürün katı zemininde kendine yer bulan doğaçlama yapıtlar üretmiştir.Sanatı, dünyayı ve bakışı terazide dengelenen iki ağırlık gibi konu eder.İzleyicinin gözünü yapıta çektiği kadar, dünyaya yeni bir bakışa doğru da çeker.

Mehmet Güleryüz: Soruşturan Sanat, İş Bankası yayınları, Sayfa:1
Wendy M.K. Shaw

Resimde, boyutların alanı organize etmekte farklılıklar oluşturduğu, fiziksel davranışları ve resmin sürecini etkilediği bir gerçek. Ben resmimin belli bir jeste bağlı kalmaması, alan karşısında otomatik kararlara düşmemesine çok özen gösteriyorum.Bazı sanatçıların yaptığı gibi tek kompozisyon şeması esasından hareket etmiyorum. Değiştirdiğim yüzeylerde alan ve el kontrolüne sahip olmak, farklı boyutlara rağmen etkilerin sürekliliğini, aynı dinamiği korumak önemli. Büyük yüzeylerde renk lekelerinin etkileri de farklılaşıyor; bunu dikkate alan, desen aracılığıyla iç alanı hareket ettirilen organizasyonlar kurmayı önemsiyorum. Hem kağıt üzerine desende, hem tuval üzerinde birbirinden farklı sürüş ve kalem, mürekkep denemeleri yapmak da dildeki kalıplaşmaları engelliyor.
Nan Freeman:Büyük Duvar Resmi Dizileri, sayfa:79-80
Mehmet Güleryüz (Kendi Anlatımı)

“Belirgin gerçekler üzerine kuruludur Güleryüz deseni.Bir tür yanıcı ve patlayıcı madde gibi bir desenden diğerine sıçrayan bu gerekçelerin en belirgin yanı ‘sahicilikleridir’. Böylece izleyici tesadüflerin değil, nedenlerin baskısı altında değişen bir ‘gerçek dünya’ yanılsamasına kapılır, çizilen figür konuşacak olsa yine imgelerle konuşacaktır. Kullandığı dil ise başlıbaşına bir varoluş nedenidir Güleryüz için. Görünüşte ‘kuru’ tek bir çizginin bile düzenleyici bir işlevi vardır ve bu çizgi onun kendisini ve ürettiğini ciddiye alma ve bunu belirtme biçimidir.”
Canan Beykal, Mehmet Güleryüz. Desenler, Galeri Nev Yayınları, İstanbul 1994

2008, Mehmet Güleryüz için, gerçekten verimli geçmiş sanat hayatının ellinci yılına işaret ediyor.Görsel ve kavramsal yaratıcılığı, biçimleri anlamlı kılma gücü ve kullandığı malzeme üzerindeki hakimiyeti, baştan bu yana sanatçının belirleyici nitelikleri arasında yeralıyor.Ayrıca Güleryüz, geçen zamanın sağladığı fırsatlar ve sanata odaklanmanın verdiği enerji sayesinde, birikim, rafineleşme, özeleştiri yapma ve yansıtma süreçlerinden de layıkıyla geçiyor; yetmiş yaşına geldiğinde arkasında önemli eserlerden oluşan büyük bir hazine bırakmakla kalmıyor, kendisi de olağanüstü derinlikte bir zenginliğe ve sanatsal güce erişiyor.

Gelinen noktada, yapacak oldukları ve eski işleri dahil tüm eserleriyle karşımızda bütünlüklü, hakim bir güç duruyor. Güleryüz’ün, kendi zamanının sanatına katkıları anıtsal, içinde yer aldığı kültürel çevre üzerindeki varlığı son derece güçlüdür.Her zaman olduğu gibi, arayışını sürdürmektedir.Ana teması ‘İnsanlık Durumu’dur; onu anlamak, ona müdahale etmek, onu resimlemek ve göstermek konusundaki arzusu tüm gücüyle sürmektedir.
Nan Freeman, 2000’lerden Bu Yana Güleryüz, sayfa:.175-176, Galeri Nev yayınları 2008

Tüm sorguladığım meselelerin ve bunların sosyal, politik dayanaklarının aslında birbiriyle iç içe olduğu düşüncesi, çok geniş bir alanın ilgimi çekmesine neden oldu. İlgi duyduğum her şeyi okumaya, kendimce adlandırmaya ve yeniden anlamlandırmaya çalıştım.Sonuç olarak kendime ait bir değerler silsilesi, bir dil, bir tanım çıktı ortaya. Yaptığım kayıt, içinden geldiğim kültürün de bir kaydı, bu zamanında, ülkemin sosyal yapısının da, dünyanın da. Bu önceden hesapladığım bir şey değildi, ama her şey birbirine eklenince bir döküm çıktı ortaya. Bu biçimde düşünürsek bir zabıt katibi rolü oynadım. Yapıtlarımın birbirine eklemli hali, konularının değişikliğine ve ifade hallerinin farklılığına rağmen bir bütünlük oluşturuyor. Memnuniyetim hem bundan, hem de işlerimde yapay bir yan olmamasından kaynaklanıyor.
Nan Freeman, 2000’lerden Bu Yana Güleryüz, sayfa: 177, Galeri Nev yayınları 2008
Mehmet Güleryüz (Kendi anlatımı)

Bıçaksırtı bir yol izler Mehmet Güleryüz’ün resmi. İlk günden bu yana en karmaşık ve en yalın haliyle insanı konu edinir kendisine.Ona ait derinde yatan özün ancak biçim verme aracılığıyla gün ışığına kavuşturulacağını düşünür. Fakat birebir temsilden ne kadar uzaklaşırsa kendisine, betimlemeyi ne kadar ortadan kaldırırsa sanata yakınlaşır.Bu nedenle biçimlendirdiği şeyi gerçeğe dönüştürmeyi değil, ortaya koyduğunun gerçek olması gerektiğine inanır. Doğal olarak bu, doğanın baskısından kurtulmak için bir ara yol, bir anahtardır.

Mehmet Güleryüz ise, çevresinde dönüp dolanan her şeyi –tıpkı figürlerinde olduğu gibi- bir çember içerisinde tutar ve onları kendisinin bir eki ya da doğal bir uzantısı olarak algılar. Yapıtı şekil ve renklerle gösterilebilir olanın olumlanması ihtiyacı değildir.Tam tersi öncelikle etrafındaki her şeyin içerisinde yer almayı, ondan bir parça olmayı kabul eder Güleryüz.Ardından, görme ediminin özünde narsist bir içerim barındırdığını, bununda ancak kendi içinden, bedeninden süzülerek şekil bulacağını düşünür. Bu nedenle ürettiği ile arasına kimseyi sokmama konusunda kesin ve katı kurallar koyar. Ona göre her sanat yapıtı, neyin söylenip neyin konuşulamayacağı ya da temsil edilemeyeceği konusunda olumlanmış belirli tercihlerin birleşimidir. Resim yapmanın, zaten çoğunlukla yapılmış olanın olumlanmasının getirdiği bir olanaksızlıkla yüklü olduğunu, bunun da hem geçmişe hem de şu ana karşı bir yabancılaşma doğurduğunun farkındadır. Bu yüzden daha önceden söylenilmiş olanı, çağdaşlarının söylediğini, kendisinin söylediği ile yarıştırır. Bu nedenle görme edimini kişisel bir alışkanlığa göre değil, her şeyi kavramsallaştırmaya, yeniden tartışmaya açmaya yönelik olarak kullanılır. Sürekli olarak peşinden sürüklendiği yapıdan şüphe duyması ve karşıt bir yapı inşa etme riskini göze alması ancak bu şekilde açıklanabilir. Demek ki resim yaparak meydan okuduğu sadece gelenek ve çağdaşları değil, kendisidir de. Bu tavır, aynı zamanda geleneği başkalaştırma, değiştirme, aplike etme gibi post-modern yöntemlerle karşıt bir seyir izler. Paralel olmayan bir zamanda fakat eşit şartlarda (tuval, boya, fırça ) bir yarış içinde olmak Güleryüz’e göre daha gerçekçi bir çabadır.

İç gereklilik, içeriğin şart koştuğu biçimsel çözümleme neyi gerektiriyorsa o yöne eğilen bir gereklilikle resmini kurar Güleryüz. Bu nedenle özgün, hiçbir akımla, yönelişle mekanik bir ilişkiye girmemiştir. Bağlı olarak nedensiz hiçbir durumu ve tek bir çizgiyi bile benimsemeyen ve kullanmayan bu ressamın hem kendi doğrularıyla hemde etrafıyla hesaplaşmasının tek nedeni dünyayı ve nesneleri eleştirilebilecek açık bir dizge olarak görmesidir.
Levent Çalıkoğlu, Güleryüz Resmi Üzerine Notlar, Artist yayınları 2001, sayfa 5, 6, 7

Etkinlik I : Resim Sergisi
Tarih       : 12 Aralık 2014
Mekan     : Nar Artiz Gallery
Adres      : 
Konak Pier AVM, 35260 İzmir, Tel: 0533 593 5539

Etkinlik II : Sanatçı Söyleşisi
Tarih         : 13 Aralık 2014
Mekan       : Key Hotel İzmir
Adres        : 
Mimar Kemalettin Cad. No :1 35623 İzmir

* Fotoğraf: Famous Portraits from Turkey by Ebru Ceylan, www.ebruceylan.com

Yorumlar