Bağlantıda kalın

Müzik Teori Bilgisi Gerekli midir?

Geçenlerde bu öğrencim bana bir basçı olarak müzik teorisinin kendisi için gerçekten gerekli olup olmadığını sordu. Gelmek istediği nokta, kendisi için “ bas kahramanı” olan birçoklarının müziği okuyamadığı, modları tam olarak anlamadığı ve hatta aslen bazı notaların (kimilerinden bütünüyle kaçınılarak!) zaman zaman diğerlerinden daha iyi tınladığı gerçeğinden başka majör/minör’ü bile açıkça kavrayamadıkları ve bu çalgıcıların hali hazırda dergi kapaklarında olmaları, CD’ler yapmaları ve MTV’de çalıyor olmalarıydı.

Bu amaçla, bütün öğrencilerim teknik, teknik ve tekniği öğrenmek isterlerdi! Bu öğrencim ise, tüm bu ilgili majör/minör hakkındaki sıkıcı teoriyi duymayı değil – O’na yalnızca pasajı nasıl dört parmak tınlatacağını ve bütün modları unutup, çift vuruşun nasıl yapıldığını?!!! göstermemi istedi!

Kendimi neden sadece “pasta” değil “sebze” de yemesi gerektiğini, “çünkü senin için iyi olan bu” ya da daha da kötüsü “ben söylüyorum da ondan!” gibi bayat ebeveyn klişelerini kullanmadan, açıklama yolunu araştırırken buldum. Sonunda, asırlık atasözü “bir adama balık ver birgün doysun, balık tutmayı öğret hayatı boyunca balık yesin”i ileri sürdüm.Bir başka deyişle, ya genç Jedi’ye arkadaşlarını, hayranlarını ve hatta muhtemel yetenekli yıldız avcıları veya Artist & Reprtoire’ı (ilk gördükleri anda) etkilemesi için pasajı tınlatmayı arzuladığı şekilde gösterebilirdim, ya da hangi notanın pasajı, gamı ya da dayandığı modu oluşturduğunu ve bu bilgiyi başka tonlara ve hatta bir diziye uyarlayarak sırasıyla adapte ettiği fikrin üzerinde genişletmesini, kendi çalış stili ve tekniğini kullanarak kendini birçok yeni, farklı ve müzikal şekilde ifade etmeyi nasıl uygulayacağını açıklayabilirdim. Sadece söylendiği gibi “tekniğin hatırına teknik” için değil, çünkü öğrenilen tek bir pasaj bir ton ya da pozisyon içindir. Ancak öğrencimin suratındaki bakıştan “arkadaşlarını ve hayranlarını etkilemek için kullanmak” kısmından başkasını duymadığını görebiliyordum.

Müzikal teori bilgimi biraz bir kutu mum boya gibi görmüşümdür. (burada beni iyi takip edin…) Çizimlerinizde bütün renkleri kullanmayabilirsiniz ve aslında çoklukla bu “eldekini fazla büyütme” veya bu durumda, “başkasının çizimini karalama” olarak hesaba katılabilir. Aslında, bazen fikirlerinizi nakletmek için (majör/minör?) sadece siyah ve beyaz boyaları kullanarak bile idare edebilirsiniz ama bir parça için tam doğru olan rengi gösterebildiğinizde (Funk hissi için Dorian mod diyelim), ve sıradaki parça için bir başka renk ortaya çıkarabildiğinizde (Blues için Mixolydian olabilir?) ve böylece ikna edici bir şekilde bir sonraki için (bir İspanyol duygusunun gönlünü alarak Phrygian moddan ya da Fusion duygusu için biraz eksilmiş pasajlar düşürmek gibi) daha başka renkler kullanabilirseniz, bence bu paletinizi daha ilginç yapar, kendinizi daha iyi ifade etmenize ve müzikal hedeflerinize erişmenize yardımcı olur.

Aynı durumda, müzik teori ölçüsü (tekrar, mum boya kutuları gibi) birçok farklı boyuttadır. Temel kutu belki 8 renkten ibaret olacak ama yapay dizilerden (ikincil renkler?), armonizasyon ve akorlardan (üçüncü renkler?) paletin renk olanaklarını neredeyse sonsuz bulacaksınız! (64 kutusunu hatırlayın?!!!)

Müzik teorisini öğrenmek müzik dağarcığınızı geliştirmek ve genel müzik değerlendirmenizi genişletmek için mükemmel bir yoldur. Sonuç bence şudur ki: Neden kendinizi sınırlayasınız? Başlangıç yerine mi ihtiyacınız var? Minör pentatonik dizinize bemol 5 ekleyerek, kendinizi serin bir mavi gölge egemenliğinde bulabilirsiniz! Umarım bu size bana ve öğrencilerime olduğu kadar yardımcı olur.

Çeviren: Dr. Esra KARAOL
İTÜ Müzikoloji ve Müzik Teorisi
ekaraol@yahoo.com

* Bu çevirinin yayınlanması için makale yazarından (www.GonzoBass.com) izin alınmıştır.
* Çeviri, daha önce Mart 2008’de İ.T.Ü. Müzik Bilimi Kulübü Aylık Bülteni Porte’de yayınlanmıştır.

Yorumlar