Bağlantıda kalın

Renk yüzeyde değildir, renk derindedir

….
Restorasyon çalışmalarımda hayatın “tahrip”li yanını gördüğümü hissettim. Renklerin izini sürdüm. “Zaman” benim için “tabaka” oluvermişti bir bakıma. Duvarlardan kazıdığımız her tabaka, üzerinde on yıl, yirmi yıl, elli yıl taşıyor

….
Renklerin desenlerin tahribe uğradığı tabakalaşma… Oksitlenmiş, bozulmuş, dökülmüş tabakaların içinde, kaybolmuş,
silinmiş desenlerden, solgun, belli belirsiz renklerden geçtim. Bir de bakarsınız ki, alt zeminden minicik bir pembe görünüverir!

Üst köşeden, kirli mavi! Dersiniz ki “Tamam, başka bir tabaka yok!” Ama var: Dipten “sarı” belirivermiş! Ustasının anısıyla bakarlar! Ustasıyla yaşadığı hikâye ile. Renkler biraz da böyle beliriyorlar. Hırpalanmış olarak ve ustalarıyla… Bu benim için pek çok anlama gelebilir. Hepsinden evvel de şu: Renk yüzeyde değildir, renk derindedir.

Yorumlar