Bağlantıda kalın

Genel

Rıfat Ilgaz

Hababam Sınıfı romanıyla tanınan toplumcu-gerçekçi şair, roman ve öykü yazarı Mehmet Rıfat Ilgaz 1911 yılında Kastamonu’da doğar. 

Ortaokuldan sonra liseye ve üniversiteye devam etmek ister. Ancak babasının vefatı nedeniyle Kastamonu Muallim Mektebi’ne girer. İlkokul öğretmenliği yapar ve bu sırada ilk eşi Nuriye Hanım ile tanışıp evlenir, bir kız çocukları olur. 1933’te askere alından sonra eşinden boşanır.

1933 yılında Gazi Eğitim Enstitüsü Edebiyat bölümüne girer. İkinci eşi Rikkat Hanım ile burada tanışır ve 1939’da evlenir, iki çocukları olur. Mezun olduktan sonra Adapazarı’na atanır ancak vereme yakalandığı için öğretmenlik yapamaz ve İstanbul Yakacık Sanatoryumuna yatırılır. Eşi de buraya atanır. Öğretmenlik yaparken Felsefe okur. II. Dünya Savaşı’na denk gelen bu dönem özellikle Karartma Geceleri romanında etkilerini gösterir. Tosya Zelzelesi şiirini kardeşinin yaşadığı Tosya’da deprem olması üzerine yazar ve bir gazetede bu olayla ilgili izlenimlerini yazar.

Sınıf isimli kitabını yazdıktan sonra 1944 yılında adliye ve hapishanelerle tanışan Rıfat Ilgaz bir süre gizlense de teslim olur. 6 ay cezaevinde kaldıktan sonra öğrencilik ve öğretmenlik hayatı da biter. Sağlığı tekrar bozulduğu için Heybeliada Sanatoryuma yatar. Daha sonra kısa bir süreliğine tekrar öğretmenliğe dönse de 1947’de görevine dönmemek üzere son verilir, böylece sanatoryumda yatma hakkını da kaybeder.

1949’da ikinci eşinden de boşanır. Bu süreçle ilgili şu açıklamayı yapar: “…Rikkat Hanım’dan 1949 yılında ayrıldım. Benim yüzümden işinden olmaması ve çocuklarımızın zarar görmemesi için anlaşarak ayrıldık. Öğretmenlikten çıkarılmıştım, iki de bir kovuşturmaya uğruyordum. Adım komüniste çıkmıştı. İzleniyordum. Yerim yurdum, ne olacağım belli değildi. Üstelik, verem gibi bulaşıcı bir hastalığım vardı. Bütün bunların eşime de zarar vereceğini, bir gün onun da işinden atılabileceğini düşünüyor, çocuklarım için de kaygılanıyordum. Ayrılmamız bundan oldu.”

1940’lı ve 50’li yıllarda yoğun bir şekilde dergicilikle uğraşır. 1947’de Sabahattin Ali, Aziz Nesin ve Mim Uykusuz’un çıkardığı Marko Paşa kadrosuna girer. Sık sık kapatılan bu derginin daha sonraları sorumlu müdürlüğünü üstlenir. Malum Paşa, Merhum Paşa, Hür Marko Paşa gibi dergilerin adı sık sık değişir. Zamanın ekonomik ve siyasi şartları daha kitap yazmaya ve çıkarmaya uygun değildi. Bu dönemde hükümete ve İran Şah’ına hakaretten tekrar hapse girer ve 1950 Af Kanunuyla çıkar. Daha sonradan Fedailer Mangası adını alacak bir grup aydın, bir çıkan bir kapanan dergilerde yazmaya devam etmeye çalışırlar.

1952’de “Adembaba” isimli mizah dergisini çıkarır. Dolmuş, Taş, Karikatür, Şaka gibi dönemin ünlü mizah dergileriyle, Yeni Gazete’de yazılar yazar. Rıfat Ilgaz hakkında Devam adlı kitabı nedeniyle 1953 yılında soruşturma açılır ve kitabı toplatılır. İlk öykü kitapları olan Radarın Anahtarı ve Don Kişot İstanbul’da 1957 yılında yayınlanır. 27 Mayıs 1960 askeri müdahalesiyle sürgünden kurtulur. 1956 yılında İlhan Selçuk’un çıkardığı Dolmuş dergisinde bir hikâye serisi yayınlamaya başlar. Daha sonra bu yazılar Hababam Sınıfı romanı olur. Çizimlerini Turhan Selçuk’un yaptığı bu dizi çok tutar. 1966 yılında oyunlaştırdığı Hababam Sınıfı romanı tiyatroda sahnelenir. Aynı sene Çatal Matal isimli oyunu Ankara Sanat Tiyatrosu’nda sahnelenir. 1970 yılında Afet Hanım’la evlenir ve bir çocukları olur. 1971 yılında Basın Şeref Kartı alır.

1971 yılında Sınıf Yayınları’nı kurar ve kendi kitaplarını yayınlamaya başlar. Hababam Sınıfı romanı Umur Bugay tarafından senaryolaştırılır ve Ertem Eğilmez yönetmenliğinde filmi çekilir. İlk denemede sansüre takılan roman senaryosunda tüm toplumsal eleştirilerden artıldığı ve sadece komedi halini aldığı için Rıfat Ilgaz bu durumdan hoşnut olmaz. Bu durumla ilgili;

Onlar, Hababam Sınıfı’nın özüne saygı gösterilerek çevrilmiş filmler değildi. İçeriği bakımından, tezi bakımından aykırı. Ben eğitimi eleştiririm. Kopyacılığı, ezberciliği… Senaryoyu yazanlar öğrenci velilerine başlıyorlar çıkışmaya. Hemen dava açtım açıklamasını yapar.” Hababam Sınıfı ilk çekimden sonra başarılı olunca 6 film daha çekilir.

Rıft Ilgaz 1974’te emekli olunca Cide’ye yerleşir, eşinden ayrılır. 12 Eylül döneminde burada yaşayan yazar tehditler alır ve sürekli rahatsız edilir. 1981’de Yıldız Karayel romanını yazarken gözaltına alınır. Gözleri bağlı bir şeklde zincirlenerek merkeze kadar yürütülen ve cezaevine konulan Ilgaz rahatsızlığını kanıtlayınca nedensi bir şekilde alındığı gözaltına son verilir ve sanatoryuma yatırılır. İstanbul’a dönerek oğluyla yaşamaya başlar. Bu süreci “Kırk Yıl Önce Kırk Yıl Sonra” adlı kitabında anlatır.

Şiir, öykü, roman ve özellikle öğretmenlik mesleğinin de etkisiyle yaşamının son döneminde yeni nesile yönelik çocuk kitapları yazmaya ağırlık verir. Fikri Sağlar döneminde Kültür Bakanlığı plaketi verilen Rıfat Ilgaz adına daha sonra birçok etkinlik ve festival düzenlenir. Sivas Madımak Olayı’ında yakın arkadaşı Asım Bezirci ve birçok kişinin katledildiğini duyan yazar bu duruma çok üzülür ve 5 gün sonra 7 Temmuz 1993’te vefat eder. Çıktığı zaman toplatılan Karartma Geceleri eseri 2004 yılında 100 Temel Eser listesine girer.

Sevgilimin Mezarında şiiriyle henüz on beş yaşındayken edebiyata başlayan Rıfat Ilgaz bir süre yazılarını Varlık, Oluş gibi dergilerde yayınlar. Yazdıklarıyla Faruk Nafiz’in ilgisini çeken yazar şiire yeni bir teknik getirdiğine inandığı Nazım Hikmet’le de tanışır. Bursa Hapishanesinden gönderdiği şiirleri İbrahim Sabri ismiyle yayınlar. Nazım Hikmet de ondan övgüyle bahseder.

Toplumcu ve gerçekçi olan Ilgaz ilk şiir kitabı Yarenlik’te halkın, köylünün, işçinin ve bu toplumsal gerçeklik içinde sıkışıp kalan bireyin yaşadığı sıkıntıları işler. Daha çok 70’li yıllarda yazdığı eserleri döneme uygun olarak politik içeriklidir. Halkın tarihsel süreç içerisindeki durumunu işlediği için halkçı edebiyat çizgisini sürdürdüğü görülür. Markopaşa döneminde öyküleri mizahi yönde gelişen Rıfat Ilgaz, toplumsal değişimleri ve çarpıklıkları hicveden bu mizah öykülerine örnek olarak Sosyal Kadınlar Partisi’ndeki kentleşme ve toplumda kadının yeri üzerine eleştiriler verilebilir.

 

Yorumlar