Bağlantıda kalın

Edebiyat

Stefan Zweig

1881 yılında Avusturya’da doğan Stefan Zweig, gazeteci, roman, oyun ve biyografi yazarıdır. Varlıklı bir ailede doğan Zweig küçük yaşlardan itibaren kültür ve edebiyat alanında eğitim görmeye başlar. İngilizce, İtalyanca, Latince, Yunanca ve Fransızca öğrenir.

Viyana ve Berlin üniversitelerinde felsefe eğitimi alan Zweig, Hugo von Hofmannsthal ve Rainer Maria Rilke’den etkilenerek lise yıllarında ilk şiirlerini yazar. Paul Verlaine ve Baudelaire’nin şiirlerini Almanca’ya çevirir.

Uzun bir süre çeşitli yerlere seyahat ettikten sonra 1914 yılında Belçika’ya Emile Verhaeren’in yanına gider. Aynı yıl gönüllü olarak I. Dünya Savaşı’nda Viyana savaş karargahında gönüllü olarak savaş arşivinde çalışır. Savaştan sonra Avusturya’ya döner ve Salzburg’a yerleşir. 20 yıl burada yaşadığı dönem boyunca bir çok eser yazar ve birçok yazarla bir araya gelir.

Burada yaşadığı dönem boyunca Avrupa’nın düşünsel birliği için çalışmalar yapar; makaleleri ve konferanslarıyla aşırılıklara karşı uyarılarda bulunur, diplomatik çevrelere akıl ve sabır çağrısı yapar. 1927 yılında Münih’te Duygu Karmaşası, Yıldızın Parladığı Anlar ve Tarihsel Baş Minyatür kitaplarını yayınlar. Aynı yılın Şubar ayında Rilke’ye Veda isimli konuşmasını yapar. 1928’de Rusya’ya gider ve Leo Tolstoy’un 100. Doğum Yıldönümü Kutlamaları’na katılır.

Eserleri Naziler tarafından yakılan kitaplar arasında olan Zweig 1934’te Gestapo’nun evini basması sonucu İngiltere’ye taşınır. Burada rahat edemez, eşinden ayrıldıktan sonra 1938 yılında Portekiz’e gider. Avusturya Alman Reich’ına katılınca Zweig İngiliz vatandaşlığına geçmek için başvurur. 1939’da Kalbin Sabırsızlığı kitabını yayınlar, Portekiz seyahatine birlikte çıktığı Lotte Altman ile evlenir.

1940 yılında İngiliz vatandaşı olan Stefan Zweig, II. Dünya Savaşı sırasında New York, Paraguay, Brezilya ve Arjantin’e gider. Konferans için gittiği Brezlya’ya yerleşir ve burada Bir Satranç Öyküsü kitabını yazar. 1941’de Montaigne üzerine çalışmaya başlar ve Dünün Dünyası – Avrupa Anıları isimli otobiyografisini yazar. Dünün Dünyası artık dünyanın 1900’lerin başında yaşadığı o eski dünya olamayacağı, bundan kaynaklanan hayal kırıklığına bağlı olarak eski günlere duyduğu özlemi dile getirdiği bir kitap olur.

Birçok konuda eserler veren Zweig, lirik şiirler yazar, trajedi ve dram türünde sahne eserleri dener, özellikle biyografi alanında önemli eserler ortaya koydar. Freud ve psikolojiye olan ilgisinden kaynaklanan bu çalışmaları sayesinde dönemin birçok ünlü isminin hayatlarını gözler önüne serer. Üç Büyük Usta: Balzac, Dickens, Dostoyevski; Kendi İçindeki Şeytanla Savaşanlar: Hölderlin, Kleist, Nietzsche; Romain Rolland; Marie Antoinette; Magellan, Stendhal, Erasmus, Fouche önemli biyografileri olur.

Stefan Zweig Avrupa’nın içine düştüğü bu durumdan duyduğu üzüntü ve hayal kırıklıkları; Hitler’in ve savunduğu dünya düzeninin kalıcı olacağını sanmasının yarattığı karamsarlık, kendisinin inandığı ve hayal ettiği dünyanın asla varolamayacağı düşüncesi nedenleriyle eşiyle birlikte 1942 yılında intihar eder.

Rio Festivali’ni izlemeye giden Stefan Zweig ve eşi Lotte, o günkü gazetelerden Nazilerin Süveyş Kanalı’na doğru ilerlediğini öğrenince festivali izlemekten vazgeçip evlerine dönerler. 23 Şubat günü eve giren polisler, Zweig’ı yatağında uzanmış, Lotte’yi de elini onun göğsüne koymuş halde bulurlar. Dünyanın içinde bulunduğu duruma daha fazla katlanamayan çift intiharı seçmiştir.

Benim gücüm uzun yıllar süren yurtsuzluk sırasında tükendi. Böylece, ruhsal çalışması, her zaman en büyük sevinci ve bireysel özgürlüğü, bu dünyanın en büyük nimeti olan bu hayatı, zamanında ve dimdik sona erdirmek bana daha doğru görünüyor.

Bütün dostlarımı selamlarım! Umarım, uzun gecenin ardından gelecek olan sabahın kızıllığını hâlâ görebilirler! Ben, çok sabırsız olan ben, onların önünden gidiyorum.” Zweig’ın burada sözünü ettiği uzun gece II. Dünya Savaşı ve onun getirdiği yıkımlardır.

Eserleri:

•    Yürek Çöküntüsü
•    Herkesin Dostu Anton
•    Dünün Dünyası
•    Bir Kadının Yirmi Dört Saati
•    Yarının Tarihi
•    Kendileri ile Savaşanlar
•    Üç Büyük Usta: Balzac, Dickens, Dostoyevski
•    Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar: Casanova, Stendhal, Tolstoy
•    Lyon’da Düğün
•    Yıldızın Parladığı Anlar
•    Karışık Duygular
•    Satranç
•    Günlükler
•    Değişim Rüzgârı
•    Calvin’e Karşı Castellio ya da Köleliğe Karşı Özgür Düşünce
•    Fouche, Bir Politikacının Portresi
•    Tehlikeli Merhamet
•    Amok Koşucusu
•    Balzac, Bir Yaşam Öyküsü
•    Magellan
•    Freud ve Öğretisi
•    Yakıcı Sır
•    Ruh Yoluyla Tedavi
•    Mektuplaşmalar
•    Buluşmalar
•    Rotterdamlı Erasmus,Zaferi Ve Trajedisi

Yorumlar