Bağlantıda kalın

Vedat Türkali

Türk edebiyatına roman yazarı ve senarist olarak ismini yazdıran Vedat Türkali, Samsun’da dünyaya geldi. Asıl adı Abdülkadir Pirhasan olan Türkali, Samsun Lisesi’ni bitirdikten sonra askeri öğrenci olarak İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi. Askeri Liselerde edebiyat öğretmenliği yaptı. Türk Ceza Kanunu’nun 141. maddesi gereğince yasa dışı eylemlerde bulunduğunu gerekçesiyle 1951 yılından itibaren yedi yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Cezasını tamamlayıp özgürlüğüne kavuştuğunda sinema ve tiyatroyla uğraşmaya başladı. Gar Yayınları’nı Rıfat Ilgaz ile kurduktan sonra, “Kendini karşılıklı herkesin yerine koyabilen, insana bu alışkanlığı edinmeyi öğreten tek araç” olarak gördüğü sinemaya girdiği dönem sinemanın umut vaad eden bir dönemidir. 1960’da Dolandırıcılar Şahı ile senaristliğe başlamıştır. Otobüs Yolcuları, Üç Tekerlekli Bisiklet, Karanlıkta Uyuyanlar gibi önemli filmlerin senaryolarını yazdı.

Otobüs Yolcuları’nın Türkiye sinema tarihi için önemi, toplumcu gerçekçi akımın ilk örneklerinden olmasıdır. Filmin kahramanı Kemal, “Sıkıldıkça okudum, okudukça da sıkıntılarım arttı” sözü, onun bilinçlenme ve sınıf kimliğini bulma sürecini özetler. Kemal, filmde baskın bir özellik olan iyilerle kötüler arasındaki keskin ayrımın iyiler tarafının sembolüdür. Hem romantik aşık, hem inandığı değerler uğruna savaşıp kazanan kahramandır.

1965 yılında kendi senaryosunu yazdığı Sokakta Kan Vardı isimli ilk filmini yönetti. Film, kurgusu, anlatım tekniği ve gerçekçi yaklaşımıyla çağdaş edebiyatta bir aşama olarak nitelendirildi. Yılmaz Güney, Türkali’ye bir dostluk gösterisinde bulunur ve filminde başrol oynar. Filmde fuhuşla mücadele eden bir gazetecinin öyküsü anlatılır. Türkali’nin en çok bilinen senaryolarından birisi de Fatmagül’ün Suçu Ne? adlı senaryodur. 1986 yapımı olan bu film tecavüz olayıyla başlar, gelenek eleştirisi ve insan ilişkilerinin sorgulanmasıyla devam eder.Toplumsal sorunlara değinen ve gerçekçi bakış açısı içeren birçok senaryo yazdı; bu ürünlerin bir bölümünü daha sonra kitap haline getirdi.

Vedat Türkali asıl ününü ‘Bir Gün Tek Başına’ adlı romanıyla duyurdu. Adı geçen romanla 1974’te Milliyet Yayınları Roman Yarışması Birincilik Ödülü’nü, 1976’da ise Orhan Kemal Roman Armağanı’nı kazandı. 1960’lı yılların toplumsal durumunu ve dönemin siyasal eylemlerini konu edilenen ‘Bir Gün Tek Başına’, çalkantılı yıllar içinde küçük burjuva aydının yaşamını, içinde bulunduğu durumu, çelişkileri ve ruhsal durumu yansıtır.

‘Bir Gün Tek Başına’yı izleyen romanı ‘Mavi Karanlık’ta ise 12 Eylül darbesinin öncesinde siyasal ve toplumsal gelişmelerin arkaplanını anlatır. Toplumun değişik kesimlerinden seçtiği karakterleri, aydın ve küçük burjuvaların durumunu anlattığı bu kitapta olaylar Bodrum’da geçer.

12 Eylül darbesinden sonra Türk Yazarlar Sendikası (TYS), Aydınlar Dilekçesi ve Barış Derneği’nin davalarından yargılanan Vedat Türkali, “Yeşilçam Dedikleri Türkiye” adını taşıyan romanında Türkiye ile sinemamızın merkezi olan Yeşilçam arasında bağlantı kurarak aydınların toplumsal sorunlarını ve sorumluluklarını inceler.

Vedat Türkali 90’lı yılların başından itibaren sessiz bir sürece girmiştir. Bunun en büyük nedeni de Türkali’nin; “Bir Gün Tek Başına, bu kitabı yazmak için kullandığım bir müsveddeydi,” dediği Güven’i yazmak için on yılı aşkın süre Londra’da yaşamasıdır. Türkiye Komünist Partisi’nin (TKP) tarihçesini niteliğinde kaleme alınan Güven’in ilk adımları 1956 yılında Türkali cezaevindeyken atılmıştır. Türkali bu kitabı kaleme alırken ilk tepki yıllarca çalıştığı yayınevinden gelmiş ve yayınevi böyle ‘tehlikeli’ bir kitabı basmak istememiştir. Gendaş Yayınevi ile anlaşan Türkali’nin kitabı çıkar çıkmaz farklı kesimlerden sesler yükselmiştir. Kimilerince bu kitap Türkiye sosyalist hareketinde önemli bir rol üstlenen TKP tarihinin çarptırıldığını söylerken kimileri de kitabı edebi açıdan ele alarak değerlendirmiş ve ‘Güven’deki çelişkili noktalara dikkat çekmiştir. Yazarın yaklaşık 50 yıllık özleminin ürünü olan ‘Güven’ edebiyat çevrelerinde tartışılmaya devam ediyor.

Ödülleri :
Yeşil Olmalı – TRT’nin verdiği oyun ödülü 1970
Bir Gün Tek Başına – Milliyet Yayınları Roman Yarışması birincilik ödülü 1974
Bir Gün Tek Başına – Orhan Kemal Roman Armağanı 1976
Karanlıkta Uyananlar – 2. Antalya Uluslararası Altın Portakal Film Festivali, En İyi Senaryo Ödülü. 1965
Kara Çarşaflı Gelin – 14. Antalya Uluslararası Altın Portakal Film Festivali, En İyi Senaryo Ödülü. 1977
Kara Çarşaflı Gelin, 18. İstanbul Film Festivali, Onur Ödülü. 1999
Bedrana – Carlovy Vary Film Şenliği’nde Cidalc ve İşçi Sendikaları Özel Ödülü
Güneşli Bataklık – Carlovy Vary Film Şenliği’nde Cidalc ve İşçi Sendikaları Özel Ödülü

Başlıca eserleri:
Bir Gün Tek Başına (roman, 1974)
Eski Şiirler, Yeni Türküler (şiirler, 1979)
Üç Film Birden (senaryolar, 1979)
Mavi Karanlık (roman, 1983)
Eski Filmler (senaryolar, 1984)
Bu Gemi Nereye (yazılar, anılar, 1985)
Dallar Yeşil Olmalı (oyun, 1985)
Tek Kişilik Ölüm (roman, 1989)
Özgürlük İçin Kürt Yazıları (yazılar, 1996)
Güven (roman, 1999)
Komünist (anı, 2001)
Yeşilçam Dedikleri Türkiye (roman, 2001)
Bu Ölü Kalkacak (oyun, 2002)
Dallar Yeşil Olmalı (oyun, 2002)
Kayıp Romanlar (roman, 2004)
Yalancı Tanıklar Kahvesi (roman, 2009)

Senaryoları:
Dolandırıcılar Şahı – 1960
Üsküdar İskelesi – 1960
Allah Cezanı Versin Osman Bey – 1961
Otobüs Yolcuları – 1961
Tatlı Bela – 1961
Kızıl Vazo – 1961
Seni Kaybedersem – 1961
Belalı Torun – 1962
Şehirdeki Yabancı – 1962
Ümitler Kırılınca – 1962
Üç Tekerlekli Bisiklet – 1962
Bir Gecelik Gelin – 1962
Kızgın Delikanlı – 1964
Duvarların Ötesi – 1964
Erkek Ali – 1964
Karanlıkta Uyananlar – 1964
Sokakta Kan Vardı – 1965
Malkoçoğlu Kurt Bey’i – 1972
Korkusuz Aşıklar – 1972
Kopuk – 1972
Bedrana – 1974
Kara Çarşaflı Gelin – 1975
Güneşli Bataklık – 1978
Fatmagül’ün Suçu Ne (Umutsuz Şafaklar) – 1986
Üç – 2002

Yorumlar